Merkez Bankası'nın döviz rezervleri son üç ayda 8 milyar dolar azaldı. Resmi açıklamada "sezonsal etkiler" ve "dış ticaret dinamikleri" deniliyor ama rakamlar çok daha basit bir hikayeyi anlatıyor: para çıkışı durmamış.
2023'in ortasında KKM bakiyesi 100 milyar doları aşmıştı. O zamanlar "rezerv artışı" manşetleriyle basından geçiliyordu, sanki sorun çözülmüş gibiydi. Oysa bu yükseliş büyük ölçüde dış borçlanma ve swap işlemleriyle sağlanmıştı — yani borç alınmıştı. Bugün o borçlar geri ödenmek zorunda, bakiye de eriyip gidiyor. Yapay bir artış, gerçek bir düşüş.
Kısa vadeli dış borçlarımız hâlâ 70 milyar doların üzerinde. Enflasyon düşmüş ama devalüasyon baskısı kalmadı diye kimse ikna değil. Turist gelirleri iyi gidiyor, ama ithalatçılar daha hızlı döviz çıkarıyor. İhracat da artmış ama yetmiyor. Denklem basit: çıkan döviz giren dövizden fazla.
Merkez Bankası faiz oranlarını yüksek tutmaya devam edecek çünkü bakiye düşerse enflasyon yükselir. Faiz yüksek kalırsa da ekonomiye kredi akışı azalır. Ülkenin bütçe açığı, cari açık, dış borç — üçü de aynı anda sorun. KKM bakiyesinin düşüşü sadece bir sayı değil, bu üç sorunun sembolü.
Kamu bankaları devreye giriyor, TCMB'den döviz alıp piyasaya süküyor ama bu da geçici bir çözüm. Asıl sorun ihracat yapısı ve ithalatın yapısında. Bir iki yıl daha böyle giderse, bakiye 50 milyar doların altına düşebilir. O zaman başka kararlar almak zorunda kalırız.
2023'in ortasında KKM bakiyesi 100 milyar doları aşmıştı. O zamanlar "rezerv artışı" manşetleriyle basından geçiliyordu, sanki sorun çözülmüş gibiydi. Oysa bu yükseliş büyük ölçüde dış borçlanma ve swap işlemleriyle sağlanmıştı — yani borç alınmıştı. Bugün o borçlar geri ödenmek zorunda, bakiye de eriyip gidiyor. Yapay bir artış, gerçek bir düşüş.
Kısa vadeli dış borçlarımız hâlâ 70 milyar doların üzerinde. Enflasyon düşmüş ama devalüasyon baskısı kalmadı diye kimse ikna değil. Turist gelirleri iyi gidiyor, ama ithalatçılar daha hızlı döviz çıkarıyor. İhracat da artmış ama yetmiyor. Denklem basit: çıkan döviz giren dövizden fazla.
Merkez Bankası faiz oranlarını yüksek tutmaya devam edecek çünkü bakiye düşerse enflasyon yükselir. Faiz yüksek kalırsa da ekonomiye kredi akışı azalır. Ülkenin bütçe açığı, cari açık, dış borç — üçü de aynı anda sorun. KKM bakiyesinin düşüşü sadece bir sayı değil, bu üç sorunun sembolü.
Kamu bankaları devreye giriyor, TCMB'den döviz alıp piyasaya süküyor ama bu da geçici bir çözüm. Asıl sorun ihracat yapısı ve ithalatın yapısında. Bir iki yıl daha böyle giderse, bakiye 50 milyar doların altına düşebilir. O zaman başka kararlar almak zorunda kalırız.
00