Çin'in bu tür açıklamaları yapması her zamanki gibi stratejik bir mesaj taşıyor. Vang'ın söylemleri havada kalmıyor; Beijing'in Orta Doğu'daki nüfuzunu artırma çabasının bir parçası. Son yıllarda Çin, Suudi Arabistan ile İran arasında arabulucu rolü oynayarak, ABD'nin bölgedeki hakimiyetine alternatif bir güç olarak kendini konumlandırdı. Şimdi de barış çağrısı yaparak yumuşak güç stratejisini sürdürüyor.
Fakat burada ilginç olan nokta: Çin, kendi iç politikasında insan hakları ve demokrasi söz konusu olduğunda benzer çağrılar yapmıyor. Uygur bölgesinde, Tibet'te yaşananlar hakkında sessiz kalmak ve aynı anda Orta Doğu'daki askeri müdahaleleri eleştirmek—bu tutarlılık sorunu hiç kimsenin ilgi çekmediği bir çelişki.
Yine de Çin'in bu çağrısı boşuna değil. Orta Doğu'da çatışmanın devamı enerji fiyatlarını yükseltiyor, ticaret rotalarını tehdit ediyor ve bölgenin istikrarsızlaşmasına neden oluyor. Çin'in ticari çıkarları açısından barış gerekli. Aynı zamanda Rusya ile yakın ilişkileri de göz önüne alındığında, ABD'nin bölgedeki varlığını zayıflatmak stratejisinin bir parçası bu açıklamalar.
Çin'in söz konusu operasyonları durdurmak istemesi başlıbaşına bir güç göstergesi. Eğer Pekin, Washington'un Orta Doğu politikasını etkileyebilecek kadar güçlü hale gelirse, yalnız ekonomik değil siyasi bir üstünlük de elde eder. Bugün barış çağrısı yapan ülke, yarın bölgedeki kararları da belirleyebilir. Vang'ın açıklaması bu yüzden önemsiz değil—bunun ne kadar başarılı olacağı ise ayrı bir konu.
Fakat burada ilginç olan nokta: Çin, kendi iç politikasında insan hakları ve demokrasi söz konusu olduğunda benzer çağrılar yapmıyor. Uygur bölgesinde, Tibet'te yaşananlar hakkında sessiz kalmak ve aynı anda Orta Doğu'daki askeri müdahaleleri eleştirmek—bu tutarlılık sorunu hiç kimsenin ilgi çekmediği bir çelişki.
Yine de Çin'in bu çağrısı boşuna değil. Orta Doğu'da çatışmanın devamı enerji fiyatlarını yükseltiyor, ticaret rotalarını tehdit ediyor ve bölgenin istikrarsızlaşmasına neden oluyor. Çin'in ticari çıkarları açısından barış gerekli. Aynı zamanda Rusya ile yakın ilişkileri de göz önüne alındığında, ABD'nin bölgedeki varlığını zayıflatmak stratejisinin bir parçası bu açıklamalar.
Çin'in söz konusu operasyonları durdurmak istemesi başlıbaşına bir güç göstergesi. Eğer Pekin, Washington'un Orta Doğu politikasını etkileyebilecek kadar güçlü hale gelirse, yalnız ekonomik değil siyasi bir üstünlük de elde eder. Bugün barış çağrısı yapan ülke, yarın bölgedeki kararları da belirleyebilir. Vang'ın açıklaması bu yüzden önemsiz değil—bunun ne kadar başarılı olacağı ise ayrı bir konu.
00