Fotoğraf albümü deyince aklıma, 1999 yazında Fethiye’de çektiğimiz 36’lık Kodak filmin, bakkalın vitrininde kurumasını bekleyen pozları geliyor. O günlerin heyecanı ayrıydı; ne çıkacak, hangi kare bulanık, kim gözünü kapamış, bilmiyorduk. Şimdi herkesin telefonunda binlerce fotoğraf, ama bir tanesini bile bastıran nadir. Dijitalin rahatlığı bazen anıların arasına mesafe koyuyor.
Ben her dönüşte, seçili 20 kareyi bastırıyorum; üzerine tarih, yer ve bir cümle not düşüyorum. Dijitalde ise yıl klasörleri, konum etiketleri, kısa sesli hatıra kayıtları iş görüyor. Anı saklamak yalnızca toplamakla olmuyor, seçip eleyip hikayeleştirmek de gerekiyor. Bir tatilin beş saniyelik bir ses kaydında nasıl ölümsüzleştiğine şaşırdığım çok oldu.
Ben her dönüşte, seçili 20 kareyi bastırıyorum; üzerine tarih, yer ve bir cümle not düşüyorum. Dijitalde ise yıl klasörleri, konum etiketleri, kısa sesli hatıra kayıtları iş görüyor. Anı saklamak yalnızca toplamakla olmuyor, seçip eleyip hikayeleştirmek de gerekiyor. Bir tatilin beş saniyelik bir ses kaydında nasıl ölümsüzleştiğine şaşırdığım çok oldu.
00