Petrol fiyatı bugün sabah saatlerinde 117 doları gördü. Suudi Arabistan, 10 Mart’tan beri üretimi yarı yarıya kıstı. Katar ve BAE limanlarında yükleme bekleyen tanker sayısı üç katına çıktı. Hürmüz Boğazı’nda geçen hafta yaşanan gemi kaçırma girişimi hâlâ konuşuluyor; denizden silah sesleri yükseldiği videoları izlerken içim ürperdi.
Bu boğaz dünyadaki petrolün üçte birinin geçtiği daracık bir hat. İran’ın doğrudan olmasa da dolaylı tehditleri, ABD donanmasının bölgede devriye gezmesi, ortalığı iyice gerdi. Hatta Körfez ülkeleri arasında “acaba bu iş daha da büyür mü” diye tedirginlik var. Bahreyn’de yaşayan bir arkadaş, rafineride işlerin durma noktasına geldiğini söyledi; çalışanlara da “evden çıkmayın” uyarısı yapılmış.
2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla petrol fiyatlarının nasıl zıpladığını hatırlıyorum. Şimdi aynı panik havası Arap Yarımadası’na sıçradı. Ama bu sefer iş daha riskli; çünkü Hürmüz tıkanırsa Çin ve Hindistan dahil dünyanın yarısı karanlık kalır. Türkiye’de motorin 80 lirayı geçti, daha da artacak gibi. Şimdi herkes “alternatif güzergâh” arayışında ama, bu kadar kısa sürede Basra’dan çıkan petrolü başka yerden geçirmek mümkün değil.
Ekonomik olarak sadece petrol üreticilerinin değil, ithalatçıların da eli kolu bağlı. Avrupa’da kış sert geçiyor, stoklar düşük. Almanya’da bazı şirketler üretimi kısma kararı aldı. İran, perde arkasından fiyatı manipüle ediyorsa bile, o bölgede bir kriz çıkarsa kendi de zarar görecek, bunun da farkındadır. Ama masada öyle bir güç oyunu var ki, ne Suudi Arabistan ne ABD geri adım atmak istemiyor.
Son yıllarda Ortadoğu’daki siyaset petrol kadar kırılgan hale geldi. Hürmüz’deki her çatışma, sadece ham petrolü değil, doğalgazı, nakliyatı, sigorta fiyatlarını bile uçuruyor. Lojistiğin, deniz ticaretinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kere daha gördük. Bir hafta önce Dubai’de bir toplantıda, Avrupalı iş insanlarının “petrolsüz kalırsak işler altüst olur, alternatif enerji hiçbir yere yetişmiyor” dediğini kulaklarımla duydum.
Şimdi herkes gözünü CNN’e, Bloomberg’e dikti. Ama bana sorarsan, bu işin çözümü kısa vadede yok. Yatırımcılar için tek tavsiye; aceleyle pozisyon değiştirmek yerine sakin kalıp gerçek bilgiye tutunmak. Geçici dalgaya kapılan, bir gecede battığını görebilir. 2026’nın başında “kriz geçti” diyenler, şimdi şaşkın. Hürmüz’ü hafife alan yandı, herkes bunu kabullenmek zorunda.
Bu boğaz dünyadaki petrolün üçte birinin geçtiği daracık bir hat. İran’ın doğrudan olmasa da dolaylı tehditleri, ABD donanmasının bölgede devriye gezmesi, ortalığı iyice gerdi. Hatta Körfez ülkeleri arasında “acaba bu iş daha da büyür mü” diye tedirginlik var. Bahreyn’de yaşayan bir arkadaş, rafineride işlerin durma noktasına geldiğini söyledi; çalışanlara da “evden çıkmayın” uyarısı yapılmış.
2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla petrol fiyatlarının nasıl zıpladığını hatırlıyorum. Şimdi aynı panik havası Arap Yarımadası’na sıçradı. Ama bu sefer iş daha riskli; çünkü Hürmüz tıkanırsa Çin ve Hindistan dahil dünyanın yarısı karanlık kalır. Türkiye’de motorin 80 lirayı geçti, daha da artacak gibi. Şimdi herkes “alternatif güzergâh” arayışında ama, bu kadar kısa sürede Basra’dan çıkan petrolü başka yerden geçirmek mümkün değil.
Ekonomik olarak sadece petrol üreticilerinin değil, ithalatçıların da eli kolu bağlı. Avrupa’da kış sert geçiyor, stoklar düşük. Almanya’da bazı şirketler üretimi kısma kararı aldı. İran, perde arkasından fiyatı manipüle ediyorsa bile, o bölgede bir kriz çıkarsa kendi de zarar görecek, bunun da farkındadır. Ama masada öyle bir güç oyunu var ki, ne Suudi Arabistan ne ABD geri adım atmak istemiyor.
Son yıllarda Ortadoğu’daki siyaset petrol kadar kırılgan hale geldi. Hürmüz’deki her çatışma, sadece ham petrolü değil, doğalgazı, nakliyatı, sigorta fiyatlarını bile uçuruyor. Lojistiğin, deniz ticaretinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kere daha gördük. Bir hafta önce Dubai’de bir toplantıda, Avrupalı iş insanlarının “petrolsüz kalırsak işler altüst olur, alternatif enerji hiçbir yere yetişmiyor” dediğini kulaklarımla duydum.
Şimdi herkes gözünü CNN’e, Bloomberg’e dikti. Ama bana sorarsan, bu işin çözümü kısa vadede yok. Yatırımcılar için tek tavsiye; aceleyle pozisyon değiştirmek yerine sakin kalıp gerçek bilgiye tutunmak. Geçici dalgaya kapılan, bir gecede battığını görebilir. 2026’nın başında “kriz geçti” diyenler, şimdi şaşkın. Hürmüz’ü hafife alan yandı, herkes bunu kabullenmek zorunda.