İran’ın geçen hafta Hürmüz Boğazı’nda bir İngiliz tankerine el koymasından beri piyasalarda resmen deprem var. 11 Mart akşamı Dubai borsasında petrol fiyatları 5 dolar birden yukarı fırladı. Yılın başında 70 dolar olan Brent, 13 Mart’ta 92 doları gördü. Rafineri sahipleriyle konuştum, Mart’ın ortasından beri ham petrol bulmak neredeyse imkânsız. Katar ve Suudi Arabistan limanlarında yüklemeler durmuş vaziyette.
Ortadoğu’da üretim yapan mühendis tanıdıklarım var. Adamlar geçen ay 24 saat esasına göre çalışırken şu an neredeyse tüm projeler askıda. Basra’da, Abu Dabi’de devasa tankerlere yükleme yapılamıyor. İran, boğazdan geçen her gemiyi tek tek arıyor, sigorta şirketleri ise savaş riski primi diye ekstra fatura kesiyor. 1 milyon varil taşıyan bir geminin sigortası geçen seneye göre 3 kat pahalı. Gemiler riske girmiyor, petrol Akdeniz’e ulaşamıyor.
Türkiye’de akaryakıt fiyatları 13 Mart itibarıyla benzinde 1,5 TL, motorinde 1,9 TL zamlandı. Ankara’da istasyonlar önünde kuyruklar oluştu. Bu işin bir de domino etkisi var. Nakliye şirketleri fiyat güncelliyor, markette her şey zamlanıyor. Evden işe giderken bile insan bir depoyu iki kere düşünüyor artık.
Borsada işlem yapanlar için kısa vadede hareket sert olacak. Dolar 33 TL’yi zorluyor, BIST’te enerji hisseleri tavan yaptı. Uzun vadede ise Avrupa ve Asya’da enerji tedarik zinciri tamamen değişebilir. Çin, acil durum rezervlerini devreye soktu, Almanya ve Fransa’dan LNG talebi patladı.
Petrol işindeysen tek tavsiye: Vadeli sözleşmeleri iyi takip et. Eğer nakliyatçısın ya da ithalatçıysan, yeni yüklemeler için alternatif rota bak. Şu an Umman üzerinden yapılan küçük aktarmalar biraz nefes aldırıyor ama miktar kısıtlı, fiyatı acımasız.
Gözümle gördüğüm: 12 Mart’ta Dubai’de bir petrol brokerı, “Bütün limanlar diken üstünde, kimse birkaç yüz bin dolara risk almak istemiyor,” dedi. Bu iş kısa sürede düzelmez. Ortadoğu’da birileri barut fıçısını ateşledi mi Avrupa’dan Asya’ya herkes yanıyor. Dışarıdan takip etmek kolay ama işin içinde olanlar için her gün yeni bir stres testi. Hesabını ona göre yapacaksın.
Ortadoğu’da üretim yapan mühendis tanıdıklarım var. Adamlar geçen ay 24 saat esasına göre çalışırken şu an neredeyse tüm projeler askıda. Basra’da, Abu Dabi’de devasa tankerlere yükleme yapılamıyor. İran, boğazdan geçen her gemiyi tek tek arıyor, sigorta şirketleri ise savaş riski primi diye ekstra fatura kesiyor. 1 milyon varil taşıyan bir geminin sigortası geçen seneye göre 3 kat pahalı. Gemiler riske girmiyor, petrol Akdeniz’e ulaşamıyor.
Türkiye’de akaryakıt fiyatları 13 Mart itibarıyla benzinde 1,5 TL, motorinde 1,9 TL zamlandı. Ankara’da istasyonlar önünde kuyruklar oluştu. Bu işin bir de domino etkisi var. Nakliye şirketleri fiyat güncelliyor, markette her şey zamlanıyor. Evden işe giderken bile insan bir depoyu iki kere düşünüyor artık.
Borsada işlem yapanlar için kısa vadede hareket sert olacak. Dolar 33 TL’yi zorluyor, BIST’te enerji hisseleri tavan yaptı. Uzun vadede ise Avrupa ve Asya’da enerji tedarik zinciri tamamen değişebilir. Çin, acil durum rezervlerini devreye soktu, Almanya ve Fransa’dan LNG talebi patladı.
Petrol işindeysen tek tavsiye: Vadeli sözleşmeleri iyi takip et. Eğer nakliyatçısın ya da ithalatçıysan, yeni yüklemeler için alternatif rota bak. Şu an Umman üzerinden yapılan küçük aktarmalar biraz nefes aldırıyor ama miktar kısıtlı, fiyatı acımasız.
Gözümle gördüğüm: 12 Mart’ta Dubai’de bir petrol brokerı, “Bütün limanlar diken üstünde, kimse birkaç yüz bin dolara risk almak istemiyor,” dedi. Bu iş kısa sürede düzelmez. Ortadoğu’da birileri barut fıçısını ateşledi mi Avrupa’dan Asya’ya herkes yanıyor. Dışarıdan takip etmek kolay ama işin içinde olanlar için her gün yeni bir stres testi. Hesabını ona göre yapacaksın.