Karşımdaki insanın ne hissettiğini az çok tahmin edebiliyorum diyorsam, işte orada işler kolaylaşıyor. 2023’te Ankara’da üç yıllık bir ilişkimde gördüm; tartışmaların yüzde sekseni yanlış anlama yüzünden çıkıyordu. Bir bakış, bir mimik, ses tonundaki minicik değişiklik... Anlamazsan, ipin ucu kaçıyor. Duygusal zekası yüksek biriyle muhatapsan, sessizlikte bile ne düşündüğünü hissediyorsun. Mesela bir tartışmada, karşımdaki “haklısın, ama...” dediğinde sesindeki kırgınlığı anladığım dakikada, olay çözülmeye başlıyor. Psikologlar 1995’ten beri duygusal zekanın ilişkiyi uzattığını, boşanma riskini azalttığını söylüyor. Duygusal zekası düşük biriyle ise ne kadar empati yapmaya çalışırsan çalış, duvara konuşmuş gibi oluyorsun. Gözlemim şu: İster sevgili, ister arkadaş ol, duygusal zekası olmayanla samimiyet bir yere kadar.
00