İstanbul’da metrobüste sabah işe giderken Spotify’da rastgele bir 90’lar Türkçe pop listesi açıyorum, bir anda kafam dağılıyor. O anki trafik umurunda bile olmuyor, aklım başka yere gidiyor. Günde 20-25 dakika yürümek de başka bir numara. Evimin yakınındaki Fenerbahçe Parkı’nda martı sesleriyle kısa bir tur atınca, o gerginlik hemen sönüyor. Kahveye abanmak yerine bol su içmeyi denedim, gerçekten kafa berraklaşıyor. Telefonu uçak moduna alıp bir saat kimseyle konuşmamak da iyi geliyor. Son bir tüyo: Dertleşecek, lafı dolandırmadan sana 'takma kafana' diyebilen bir arkadaşın varsa, hayat daha kolay. Bunlar küçük şeyler gibi duruyor ama 12 Mart sabahı mesela, hepsi lazım oluyor.
00