İstanbul’da perakende işi yapan biri olarak, fiyat belirlerken herkesin diline pelesenk olan “rakipten ucuz ol” kafası artık işlemiyor. Müşteri 2026’da Google’dan beş saniyede en ucuzunu buluyor zaten, senin farklı bir şey sunman şart. Misal, Kadıköy’de kafe açıp menüdeki filtre kahveyi 75 TL yazmak, yanına ev yapımı kurabiye koyunca müşteri için anlamlı hale geliyor. Tam tersi, sırf ucuz olsun diye kaliteyi düşürünce müşteri bir kere geliyor, ikincisi yok. Enflasyonun %60’ı geçtiği bu yılda maliyeti göz ardı eden zaten batmaya mahkûm. Sürekli indirimle de marka değeri yerlerde sürünüyor. Net favorim: az ama öz müşteri, hikayesi olan ürün, hakkını veren fiyat. Hesabı tutmayanın ayakta kalma şansı yok.
00