2024’ün sonunda yeni bir araba almak için bankadan kredi başvurusu yaptım. O gün öğrendiklerim hâlâ aklımda; insan bir kez yanarsa bir daha unutmuyor. Kimse başına gelmeden anlamıyor, ama o imza öyle kolay atılmıyor.
Öncelikle, bankalar artık kredi notuna acayip bakıyor. Geçmişte bir faturanı geciktirmişsin, kredi kartının asgarisini ödemişsin, hepsi karşına çıkarılıyor. Benim 2020’de bir internet faturası iki ay gecikmişti, onu bile sordular, şaştım kaldım. Krediye başvurmadan önce mutlaka Findeks’ten notuna bakmakta fayda var, hem de ücretsiz değil. 2026’da hâlâ 12 TL istiyorlar.
Bir de, sadece faiz oranına bakıp dalmamak lazım. Dosya masrafı, sigorta, hayat sigortası, “kredi tahsis ücreti” diye türlü kalemler çıkıyor. 300.000 TL kredi çektim, bankanın çıkardığı masraf 7.200 TL oldu. Resmen faizin dışında gizli maliyet. Sözleşmeyi okumadan imza atmamak lazım, o 5 sayfa yazı insanı boğuyor ama oradan yırtmaya çalışıyorlar. Mesela, bana “otomatik ödeme talimatı vermezsen faiz 0.3 puan artar” dediler. Hayatımdaki en gereksiz zorunluluk.
Dövizle borçlanma meselesine hiç girmiyorum, Türk Lirası’ndan şaşmamak gerek. Bir akrabam 2021’de dolar kredisiyle ev aldı, şimdi taksit 2 katına çıkmış, adam perişan. TL ile bile her yıl bir sürpriz çıkıyor.
Bir de, gelir belgesi konusu var. Bankalar artık patronun telefonunu, maaş bordrosunu, hatta bazen işyerinden yazılı onay istiyor. Serbest çalışıyorsan ya da kendi işin varsa işin daha zor. Ben freelance çalıştığım için, üç ayrı banka gezdim. Bir tanesinde “düzenli gelir belgelendirilemiyor” diye otomatik ret aldım. Hazırlıklı olmak gerek.
Kefil olayı hâlâ devam ediyor bu arada. Özellikle gençlerde, ilk kredi başvurularında kefil istiyorlar. 24 yaşındaki kuzenim, babasını kefil yapmadan kredi alamadı.
Bir de küçük ama önemli bir detay: Kredi başvurusu reddedilirse, hemen peş peşe tekrar başvurmamak lazım. Her başvuru kredi notunu biraz daha aşağı çekiyor. Benim başvurudan sonra iki banka aradı, “daha düşük faizle verelim” diye, sakın hemen atlamayın. Her yeni başvuru risk gibi görünüyor.
Basit bir iş gibi görünüyor ama orada imza atınca 5-10 yılını ipotekliyorsun. Hele 2026’da, ülke ekonomisi bu kadar sallanırken, iki kere değil beş kere düşünmek gerek. Açıkçası, insanın uykusunu kaçıracak bir borç yüküyle hayat daha zor. Kredi başvurusu yaparken yapılan en büyük hata, gelecekteki ödemelerini küçümsemek. Hesap makinesiyle değil, gerçek hayatla ölçmek lazım.
Öncelikle, bankalar artık kredi notuna acayip bakıyor. Geçmişte bir faturanı geciktirmişsin, kredi kartının asgarisini ödemişsin, hepsi karşına çıkarılıyor. Benim 2020’de bir internet faturası iki ay gecikmişti, onu bile sordular, şaştım kaldım. Krediye başvurmadan önce mutlaka Findeks’ten notuna bakmakta fayda var, hem de ücretsiz değil. 2026’da hâlâ 12 TL istiyorlar.
Bir de, sadece faiz oranına bakıp dalmamak lazım. Dosya masrafı, sigorta, hayat sigortası, “kredi tahsis ücreti” diye türlü kalemler çıkıyor. 300.000 TL kredi çektim, bankanın çıkardığı masraf 7.200 TL oldu. Resmen faizin dışında gizli maliyet. Sözleşmeyi okumadan imza atmamak lazım, o 5 sayfa yazı insanı boğuyor ama oradan yırtmaya çalışıyorlar. Mesela, bana “otomatik ödeme talimatı vermezsen faiz 0.3 puan artar” dediler. Hayatımdaki en gereksiz zorunluluk.
Dövizle borçlanma meselesine hiç girmiyorum, Türk Lirası’ndan şaşmamak gerek. Bir akrabam 2021’de dolar kredisiyle ev aldı, şimdi taksit 2 katına çıkmış, adam perişan. TL ile bile her yıl bir sürpriz çıkıyor.
Bir de, gelir belgesi konusu var. Bankalar artık patronun telefonunu, maaş bordrosunu, hatta bazen işyerinden yazılı onay istiyor. Serbest çalışıyorsan ya da kendi işin varsa işin daha zor. Ben freelance çalıştığım için, üç ayrı banka gezdim. Bir tanesinde “düzenli gelir belgelendirilemiyor” diye otomatik ret aldım. Hazırlıklı olmak gerek.
Kefil olayı hâlâ devam ediyor bu arada. Özellikle gençlerde, ilk kredi başvurularında kefil istiyorlar. 24 yaşındaki kuzenim, babasını kefil yapmadan kredi alamadı.
Bir de küçük ama önemli bir detay: Kredi başvurusu reddedilirse, hemen peş peşe tekrar başvurmamak lazım. Her başvuru kredi notunu biraz daha aşağı çekiyor. Benim başvurudan sonra iki banka aradı, “daha düşük faizle verelim” diye, sakın hemen atlamayın. Her yeni başvuru risk gibi görünüyor.
Basit bir iş gibi görünüyor ama orada imza atınca 5-10 yılını ipotekliyorsun. Hele 2026’da, ülke ekonomisi bu kadar sallanırken, iki kere değil beş kere düşünmek gerek. Açıkçası, insanın uykusunu kaçıracak bir borç yüküyle hayat daha zor. Kredi başvurusu yaparken yapılan en büyük hata, gelecekteki ödemelerini küçümsemek. Hesap makinesiyle değil, gerçek hayatla ölçmek lazım.
00