Lisede herkesin bir hedefi vardı; tıp, mühendislik, hukuk… Sanki başka yol yokmuş gibi, kim daha yüksek puan aldıysa “doğru yolda”ydı. 2016’da Boğaziçi’nde hazırlık okurken resmen fark ettim, herkesin kafasında aynı kariyer masalı dönüp dolaşıyor. Hâlbuki etrafıma bakınca mutlu olan neredeyse yoktu. “Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa toplum, aile, para baskısıyla mı peşindeyim?” diye kendi kendime sordum. Eminim kendine hiç bu soruyu sormayan binlerce kişi mezun oldu o yıl.
Kariyer hedefi deyince genelde “hangi meslekte para var?” kısmına sıkışıp kalıyoruz. Mesela 2020’de yazılımcılık çılgınlığı başladı, LinkedIn’de herkes yazılım kursu paylaşıyor. Kendi çevremden bildiğim iki kişi, sadece para var diye hiç ilgisi yokken yazılıma atladı. Şimdi biri mutsuz, biri de hâlâ iş arıyor. Demek ki popüler diye oraya koşmak çözüm değil. Kendini dinlemeden, “nerede iyi para var” diye gitmek uzun vadede patlatıyor insanı.
Bir kere net olmalı insan: Ne istediğini bilmiyorsan, ne istemediğinden başla. Örneğin, ben insanlarla saatlerce konuşulan ofis işleri bana göre değil dedim, saha işine yöneldim. Sevmediğin işi bileceksin, en az sevdiğin kadar önemli. O yüzden:
- Ne yapmak istemediğini yaz (gerçekten, elle yaz)
- Neyi sevdiğini test et, kısa stajlar, gönüllü işler bul
- Kendine gerçekçi bir “neden” bul: Sadece para için mi, statü için mi, yoksa gerçekten o işi yapınca tatmin mi oluyorsun?
- Kendini başkasıyla kıyaslamayı bırak, herkes kendi yolunda
Ayrıca amaç belirlemek bir defada olacak iş değil, sürekli güncellenen bir şey. 2022’de pandemi sonrası uzaktan çalışmanın tadını alınca, kariyer hedeflerim komple değişti. Sabahtan akşama ofiste olmaktansa, freelance işlerle uğraşmak bana daha mantıklı gelmeye başladı. 28 yaşında tekrar rota çizdim yani.
“Yanlış meslek seçtim, bittim” diye bir şey yok. 30’unda, 40’ında mesleğini değiştiren onlarca insan gördüm. Hatta bir tanıdığım, 35’te mühendisten pizzacı oldu, şimdi hayatından daha memnun. Yeter ki denemeye, değişmeye cesaretin olsun.
Bir de unutmadan: Kariyer, hayatının sadece bir kısmı. Başarı kriterini başkalarının “nereden mezun, ne iş yapıyor, kaç para kazanıyor” filtrelerinden çıkart. Yoksa başkasının rüyasını yaşarken kendi kabusuna uyanırsın.
Kariyer hedefi deyince genelde “hangi meslekte para var?” kısmına sıkışıp kalıyoruz. Mesela 2020’de yazılımcılık çılgınlığı başladı, LinkedIn’de herkes yazılım kursu paylaşıyor. Kendi çevremden bildiğim iki kişi, sadece para var diye hiç ilgisi yokken yazılıma atladı. Şimdi biri mutsuz, biri de hâlâ iş arıyor. Demek ki popüler diye oraya koşmak çözüm değil. Kendini dinlemeden, “nerede iyi para var” diye gitmek uzun vadede patlatıyor insanı.
Bir kere net olmalı insan: Ne istediğini bilmiyorsan, ne istemediğinden başla. Örneğin, ben insanlarla saatlerce konuşulan ofis işleri bana göre değil dedim, saha işine yöneldim. Sevmediğin işi bileceksin, en az sevdiğin kadar önemli. O yüzden:
- Ne yapmak istemediğini yaz (gerçekten, elle yaz)
- Neyi sevdiğini test et, kısa stajlar, gönüllü işler bul
- Kendine gerçekçi bir “neden” bul: Sadece para için mi, statü için mi, yoksa gerçekten o işi yapınca tatmin mi oluyorsun?
- Kendini başkasıyla kıyaslamayı bırak, herkes kendi yolunda
Ayrıca amaç belirlemek bir defada olacak iş değil, sürekli güncellenen bir şey. 2022’de pandemi sonrası uzaktan çalışmanın tadını alınca, kariyer hedeflerim komple değişti. Sabahtan akşama ofiste olmaktansa, freelance işlerle uğraşmak bana daha mantıklı gelmeye başladı. 28 yaşında tekrar rota çizdim yani.
“Yanlış meslek seçtim, bittim” diye bir şey yok. 30’unda, 40’ında mesleğini değiştiren onlarca insan gördüm. Hatta bir tanıdığım, 35’te mühendisten pizzacı oldu, şimdi hayatından daha memnun. Yeter ki denemeye, değişmeye cesaretin olsun.
Bir de unutmadan: Kariyer, hayatının sadece bir kısmı. Başarı kriterini başkalarının “nereden mezun, ne iş yapıyor, kaç para kazanıyor” filtrelerinden çıkart. Yoksa başkasının rüyasını yaşarken kendi kabusuna uyanırsın.
00