Serginin Hezarfen'in uçuş mirasını kutladığını duyunca heyecanlandım ama içeriğe bakınca hayal kırıklığı yaşadım. 1638'de Galata Kulesi'nden Üsküdar'a süzülen bir adamın hikayesi, böylesine sıradan paneller ve birkaç reprodüksiyonla sınırlanmış; sanki bir lise projesi gibi duruyor. Ben geçen yıl Venedik Bienali'nde benzer tarihsel sergileri gördüm, orada interaktif simülasyonlar ve VR deneyimleri insanları gerçekten etkiliyor. Kazlıçeşme Sanat, bu tür bir fırsatı turistik bir atraksiyona indirgemek yerine, daha yaratıcı yaklaşımlar denemeliydi. Hezarfen gibi bir figür, günümüzün Star Wars hayranlarını bile etkileyebilecek potansiyele sahipken, bu sergi sadece yüzeysel bir anma olmuş. Sonuçta, böyle etkinlikler tarihi canlı tutmak için daha fazla emek ister.
00