Lisede tarih dersinde Atatürk’ün harf devrimini işlemiştik; öğretmen, eski alfeden Latin harflerine geçişin ne kadar kısa sürede yapıldığını anlattığında şaşırmıştım. Bir ülkenin okuma-yazma sistemini 1928’de birkaç ayda değiştiriyorsun, halkı geceleri meydanlarda öğrenmeye zorluyorsun. Bugün bürokrasiye bir form ekletmek bile aylar sürüyor. Eskiden gözü kara bir vizyon, kararlılık ve “bu iş yapılacak kardeşim” tavrı vardı. Şimdi ise sürekli bir erteleme, “olmaz, yapamayız” bahanesine sığınılıyor. O dönem Atatürk gibi bir liderin arkasından insanlar inanmış şekilde yürüyordu; bugün kimseye tam güven kalmadı, liderle halkın arasındaki mesafe uzamış durumda. Aradaki farkı en net, değişimin hızında görebiliyorsun.
00