2017 yazında Başakşehir’den Roma’ya transferi hâlâ aklımda. O dönem sosyal medyada “Serie A’da ne işin var oğlum, daha yirmi yaşındasın” diyen çoktu. Roma’da ilk sezonunda hızlı giriş yaptı; özellikle 2018 Şubat’ında Benevento'ya attığı gol, İtalyan basınında manşet olmuştu. Adam İtalya'da adını “Cengo” diye telaffuz ettirdi resmen.
Sol ayağı tam anlamıyla sihirli. Top rakip ceza sahasının çaprazına geldi mi, ne yapacağı belli olmuyor. Fenerbahçe’deyken de defalarca gördüm; 25 metreden “kesme” denilen o falsolu şutlar... Top tribünden dönecek sandığın anda çatala gidiyor. Ligin en iyi sol ayaklarından biri tartışmasız.
Milli takımda 2020 Avrupa Şampiyonası elemeleri zamanı Fransa’ya attığı gol var. Paris’te Dechamps’ın takımına karşı, 30 metreden attı. O an stadyumda binlerce kişi bir an durdu, o topun ağlara gittiğine inanamadı. O maçta sahada liderlik gösterdi, sadece hücumda değil, presiyle de fark yarattı.
Sakatlık problemi olmasa, zaten çok daha yükseklerde olurdu. Marsilya’daki döneminde özellikle ikinci sezonunda arka arkaya sakatlandı, ritmi tamamen bozuldu. Ama pes etmiyor, karakter meselesi. Türkiye’ye döndükten sonra fizik olarak biraz daha güçlendi, eskisine göre ikili mücadelede daha dirençli.
Topla dripling konusunda hâlâ ligin üstünde. Dar alanda adam eksiltmede, özellikle sağdan içeri kat edip soluyla kaleye bakma huyu bambaşka. Yine de “asist” tarafında biraz eksik. Son tercihlerde bazen bencilliğe kaçıyor, arkadaşını göremiyor. Aykut Kocaman döneminde Başakşehir’de bu çok eleştirilmişti, hâlâ tam çözmüş değil.
Fenerbahçe’ye 2023’te 15 milyon euro gibi fena sayılmayacak bir bonservisle geldi. İlk sezonunda beklenti yüksekti. Avrupa maçlarında etkisi büyük oldu, özellikle Konferans Ligi’nde Spartak Trnava’ya attığı gol hâlâ aklımda. Ancak ligde istikrar konusunda sıkıntı yaşadı. Kadıköy’de taraftar bazen sabırsız, iki maç formsuz oynayınca homurdanma başlıyor.
Bir tavsiye; Cengiz gibi bir oyuncunun gelişimi için, teknik direktörün ona tam anlamıyla güvenmesi şart. Her top kaybından sonra kulübeye bakmaya başlarsa, yetenekli oyuncudan da bir şey kalmaz. Fenerbahçe’de en verimli olduğu dönem, İsmail Kartal’ın “serbest bırakın” dediği zamanlardı. Takım arkadaşlarının da ona alan açması gerekiyor, yoksa çizgiye hapsoluyor.
Dışarıdan izleyen için “bitmiş” gibi görünebilir ama yaş 27. Avrupa tecrübesi, milli takımda 50’den fazla maçı var. Skor katkısı ve büyük maçlardaki özgüveniyle, ligde her takıma ters gelebilecek bir silah. İşi fiziksel olarak bırakmazsa, önünde hâlâ 4-5 yıl var. Sadece mental olarak biraz daha istikrar lazım.
Sol ayağı tam anlamıyla sihirli. Top rakip ceza sahasının çaprazına geldi mi, ne yapacağı belli olmuyor. Fenerbahçe’deyken de defalarca gördüm; 25 metreden “kesme” denilen o falsolu şutlar... Top tribünden dönecek sandığın anda çatala gidiyor. Ligin en iyi sol ayaklarından biri tartışmasız.
Milli takımda 2020 Avrupa Şampiyonası elemeleri zamanı Fransa’ya attığı gol var. Paris’te Dechamps’ın takımına karşı, 30 metreden attı. O an stadyumda binlerce kişi bir an durdu, o topun ağlara gittiğine inanamadı. O maçta sahada liderlik gösterdi, sadece hücumda değil, presiyle de fark yarattı.
Sakatlık problemi olmasa, zaten çok daha yükseklerde olurdu. Marsilya’daki döneminde özellikle ikinci sezonunda arka arkaya sakatlandı, ritmi tamamen bozuldu. Ama pes etmiyor, karakter meselesi. Türkiye’ye döndükten sonra fizik olarak biraz daha güçlendi, eskisine göre ikili mücadelede daha dirençli.
Topla dripling konusunda hâlâ ligin üstünde. Dar alanda adam eksiltmede, özellikle sağdan içeri kat edip soluyla kaleye bakma huyu bambaşka. Yine de “asist” tarafında biraz eksik. Son tercihlerde bazen bencilliğe kaçıyor, arkadaşını göremiyor. Aykut Kocaman döneminde Başakşehir’de bu çok eleştirilmişti, hâlâ tam çözmüş değil.
Fenerbahçe’ye 2023’te 15 milyon euro gibi fena sayılmayacak bir bonservisle geldi. İlk sezonunda beklenti yüksekti. Avrupa maçlarında etkisi büyük oldu, özellikle Konferans Ligi’nde Spartak Trnava’ya attığı gol hâlâ aklımda. Ancak ligde istikrar konusunda sıkıntı yaşadı. Kadıköy’de taraftar bazen sabırsız, iki maç formsuz oynayınca homurdanma başlıyor.
Bir tavsiye; Cengiz gibi bir oyuncunun gelişimi için, teknik direktörün ona tam anlamıyla güvenmesi şart. Her top kaybından sonra kulübeye bakmaya başlarsa, yetenekli oyuncudan da bir şey kalmaz. Fenerbahçe’de en verimli olduğu dönem, İsmail Kartal’ın “serbest bırakın” dediği zamanlardı. Takım arkadaşlarının da ona alan açması gerekiyor, yoksa çizgiye hapsoluyor.
Dışarıdan izleyen için “bitmiş” gibi görünebilir ama yaş 27. Avrupa tecrübesi, milli takımda 50’den fazla maçı var. Skor katkısı ve büyük maçlardaki özgüveniyle, ligde her takıma ters gelebilecek bir silah. İşi fiziksel olarak bırakmazsa, önünde hâlâ 4-5 yıl var. Sadece mental olarak biraz daha istikrar lazım.
00