İstanbul’daki 2019 seçimi bence son yılların en net kırılma anıydı. Herkes “kazanamaz” diye bakarken, 31 Mart’ta ufak farkla öne geçti, iptal edildi, ama adam yılmadı, 23 Haziran’da 800 bin oy farkla aldı. O gün Sultanbeyli’de seçim kutlaması görüp şaşırmıştım, AK Parti’nin kalesinde bile rüzgar değişmişti. Sahada insanlarla konuştukça, klasik siyasetçi dilinden uzak, samimi tavrı yüzünden karşılık bulduğunu anladım. Belediye başkanlığı döneminde metrobüs yenilemesi, yeşil alanlar, ücretsiz süt dağıtımı gibi işlerle halkın gündelik yaşamına dokundu. Kutuplaşmanın tavan yaptığı bir dönemde, uzlaştırıcı bir dil kullanması, özellikle genç ve şehirli seçmende ciddi karşılık buldu. Eleştireni de çok ama karşısındakini küçümsememesi bence en büyük artısı. Şimdi herkes bir sonraki adımını bekliyor, çünkü artık sadece bir belediye başkanı değil, ülke siyasetinde ağırlığı olan bir figür.
00