Yeşilçam replikleri yazıya döküldüğünde çoğu saçma görünür; ama seslendirildiğinde neden işe yaradığını anlamak için o dönemin sinema salonlarını düşünmek gerekiyor. 1960'lı yıllarda Türkiye'de televizyon yoktu, insanlar duygusal yoğunluğu o karanlık salonda arıyordu. "Seni seviyorum ama bu aşk aramızda kalmalı" gibi bir replik, bugün klişe; o gün için seyircinin hayatında hiç duymadığı bir itiraftı. Repliğin gücü metinden değil, izleyicinin yoksunluğundan geliyordu.
00