2024’te emekli bayram ikramiyesi 3 bin TL’ye çıktı, sonra da “yeterli mi, değil mi?” tartışmaları havada uçuştu. İktidar zam yaptığını büyük olay gibi duyurdu, ama Ankara’da pazarda bir torba meyveye o para yetmiyor artık. 2026’da bu ikramiyenin kaç para olacağına dair hesap yapmak, enflasyonun karanlık dehlizlerinde labirent çözmeye benziyor. Ama herkes kendi kafasından bir tahmin yürütüyor. Kimisi “10 bin olmadan kesmez” diyor, kimisi “seçim var, 15 bini görürüz” diye şakacı.
Şimdi şöyle bir gerçek var: 2018’de ilk defa verildiğinde 1000 TL’ydi bu para. Dolar kuru o zaman 4,6 TL civarıydı. Emekli amca o 1000 lirayla torunlarına harçlık, eve küçük bir alışveriş yapabiliyordu. 2024’e geldiğimizde 3 bin liraya çıkınca herkes “oo zam geldi” dedi ama dolar 32 TL’ye dayanmıştı. Yani aynı para, alım gücü olarak üçte birinden azına düştü. Memlekette çarşı pazarda fiyatlar üç günde bir değişiyor. Kuru soğan, 2023’te 20 lira, 2024’te 40 lirayı gördü. Emekli ikramiyesi ise yılda bir iki kez oynuyor. Zaten o yüzden milletin kafasında “bayram harçlığı mı, enflasyonun sadakası mı?” sorusu var.
Bir yandan da, 2026’ya kadar bir seçim atmosferi kokusu seziliyor. Her seçim öncesi “emekliye zam” gündeme geliyor. 2019 yerel seçimleri öncesi de böyleydi, 2023 genel seçiminde de. Yani piyango var, ama bilet devletten… Fakat herkes biliyor ki, verilen zam, enflasyonun mezar taşına yazılıyor. Ekonomi böyle giderse, 2026’da bankaya yatan ikramiye, sabah market alışverişinin fişine sığmaz.
Şunu da net söylemek lazım: Emekliye verilen bu ikramiyenin psikolojik bir etkisi var. Bayram öncesi “devlet seni unutmadı” demek için bulunmuş bir yöntem. Yoksa kimse bu parayla kurbanlık alamıyor zaten. Geçtiğimiz Ramazan’da, Sincan’da yaşlı bir teyze “kızım, bu parayla çocuklara birer dondurma anca” diyordu. İnsan biraz üzülüyor. Çünkü bir zamanlar gerçekten mutlu etmeye yeten bir paraydı bu. Şimdi ise enflasyon karşısında komik bir rakam.
Ekonomi dersi gibi olacak ama, Türkiye’de enflasyonun frenini kimse bulamadı. Maaşlar, ikramiyeler peşinden koşuyor ama zamlar Usain Bolt; arayı açıyor. 2026’da ikramiye 5 bin, 10 bin, 15 bin olsa ne değişecek? Markette bir sepet için “kartınızda puan var mı?” diye sorup, kalan farkı ikramiyeden ödeyeceğiz. Yani emeklinin en önemli gelir kaynağı hâlâ temmuz ve ocak zamları, bayramlarda ise “devlet hatırladı mı, unuttu mu?” diye bakıyor insan.
Kısacası, 2026’da ikramiye ne kadar olur bilmiyorum ama gerçek şu: O para, emekliye bayramı bayram ettirmiyor. En azından şimdiki gidişle… İroni şu: “Müjde!” diye duyurulan ikramiye, günün sonunda market kasasında “yetersiz bakiye” yazıyor.
Şimdi şöyle bir gerçek var: 2018’de ilk defa verildiğinde 1000 TL’ydi bu para. Dolar kuru o zaman 4,6 TL civarıydı. Emekli amca o 1000 lirayla torunlarına harçlık, eve küçük bir alışveriş yapabiliyordu. 2024’e geldiğimizde 3 bin liraya çıkınca herkes “oo zam geldi” dedi ama dolar 32 TL’ye dayanmıştı. Yani aynı para, alım gücü olarak üçte birinden azına düştü. Memlekette çarşı pazarda fiyatlar üç günde bir değişiyor. Kuru soğan, 2023’te 20 lira, 2024’te 40 lirayı gördü. Emekli ikramiyesi ise yılda bir iki kez oynuyor. Zaten o yüzden milletin kafasında “bayram harçlığı mı, enflasyonun sadakası mı?” sorusu var.
Bir yandan da, 2026’ya kadar bir seçim atmosferi kokusu seziliyor. Her seçim öncesi “emekliye zam” gündeme geliyor. 2019 yerel seçimleri öncesi de böyleydi, 2023 genel seçiminde de. Yani piyango var, ama bilet devletten… Fakat herkes biliyor ki, verilen zam, enflasyonun mezar taşına yazılıyor. Ekonomi böyle giderse, 2026’da bankaya yatan ikramiye, sabah market alışverişinin fişine sığmaz.
Şunu da net söylemek lazım: Emekliye verilen bu ikramiyenin psikolojik bir etkisi var. Bayram öncesi “devlet seni unutmadı” demek için bulunmuş bir yöntem. Yoksa kimse bu parayla kurbanlık alamıyor zaten. Geçtiğimiz Ramazan’da, Sincan’da yaşlı bir teyze “kızım, bu parayla çocuklara birer dondurma anca” diyordu. İnsan biraz üzülüyor. Çünkü bir zamanlar gerçekten mutlu etmeye yeten bir paraydı bu. Şimdi ise enflasyon karşısında komik bir rakam.
Ekonomi dersi gibi olacak ama, Türkiye’de enflasyonun frenini kimse bulamadı. Maaşlar, ikramiyeler peşinden koşuyor ama zamlar Usain Bolt; arayı açıyor. 2026’da ikramiye 5 bin, 10 bin, 15 bin olsa ne değişecek? Markette bir sepet için “kartınızda puan var mı?” diye sorup, kalan farkı ikramiyeden ödeyeceğiz. Yani emeklinin en önemli gelir kaynağı hâlâ temmuz ve ocak zamları, bayramlarda ise “devlet hatırladı mı, unuttu mu?” diye bakıyor insan.
Kısacası, 2026’da ikramiye ne kadar olur bilmiyorum ama gerçek şu: O para, emekliye bayramı bayram ettirmiyor. En azından şimdiki gidişle… İroni şu: “Müjde!” diye duyurulan ikramiye, günün sonunda market kasasında “yetersiz bakiye” yazıyor.
00