2017’de Barselona’da bir kebapçıda, yan masadaki iki İspanyol’un lahmacunu pizza sandığını gördüm, işte özet bu. Türk mutfağı dünyaya tam olarak kendi adıyla çıkamıyor. Yıllardır döner, kebap ve baklava dışında dünya sahnesinde dişe dokunur bir temsilimiz yok. Fransızlar “bistro”, İtalyanlar “trattoria” markasını yaratırken bizdeki çoğu restoran hâlâ “Turkish Grill” tabelasına mahkûm. Mesela Paris’te 2023’te açılan “Lezzet Lokantası” Michelin’e girince bir anda Parisliler mantı, hünkar beğendi konuşmaya başladı. Bu tarz butik, kaliteli ve yerel reçeteli restoranlar çıkmadan Avrupa’da Türk mutfağının adı duyulmaz. Sadece dönerle, kebapla olmuyor; yoğurtlu patlıcanı, zeytinyağlıyı, mercimek çorbasını özgüvenle ortaya koyan yeni nesil şefler lazım. Markalaşma şart, yoksa lahmacunu hâlâ pizza zannederler.
00