Şimdiden plan yapmayan yine açıkta kalır, benden söylemesi. 2026’daki Ramazan Bayramı 20 Mart’a denk geliyor. Hava henüz tam ısınmamış olacak, yani “bayram havası” lafı tam anlamını bulmayabilir. İstanbul’da mart sonu hâlâ paltoyla geziliyor, bunu unutma. Geçen sene Nisan bayramında Adalar dolup taşmıştı ama denize giren yoktu, sadece selfie ve kalabalık. Bu kez muhtemelen daha da serin olacak, dışarıda uzun uzun oturmak zor.
Bayram tatili resmi olarak 3 gün; 20, 21 ve 22 Mart. Ama perşembe-cuma’ya denk geldiği için hafta sonuyla birleşip 5 günlük kaçamak yapmaya çalışan çok olur. Özellikle otobüs ve uçak biletleri Şubat’ın son haftasında tükenmeye başlar. Bir kere İzmir’e bayramdan bir hafta önce bilet baktım, en ucuz bilet 2500 TL’ye fırlamıştı; üstüne otogarda saatlerce ayakta bekledim. Akıllı olan erkenden bilet bakar, hiç “belki ucuzlar” diye hayal kurmaz.
Aile kavgası mı, sahil kaçamağı mı, hangisini tercih edeceğine erkenden karar vermek lazım. Ramazan sonrası kalabalık sofralar, “kaç gün oruç tuttun”, “bu sene nasıl geçti” muhabbeti her zamanki gibi döner. Özellikle büyük şehirlerde, ailelerin “ilk gün gelin” baskısı devam edecek. “Biz tatile kaçıyoruz” deyince trip yeme garantili. Çözüm: Ya bayram öncesi ya da sonrası ekstra ziyaret yapmak. Büyükler gönül koymasın diye ben bunu denedim, işe yarıyor.
Şeker-çikolata alışverişinde marketler yine fırsatçılığa doyar. Geçen yıl 250 gramlık kutu 70 liraydı, bu sefer 120’den aşağıya bulmak zor. En garantili seçenek, Eminönü’nde kilo işi almak ama kalabalık sinir bozucu. Hazır gidemeyenler için Bim/A101 klasik kutular idare eder. Ama çocuklara vereceksen, marka seçeneği bol olsun, yoksa yüzleri düşüyor. Bir keresinde damak tadı yüksek kuzenlerim vardı, Godiva sandım, meğerse içi fındıklı gofretmiş, hâlâ unutmuyorlar.
Çocuklara harçlık konusu hâlâ tartışmalı. Geçen sene 20 TL verince “daha az veren var mı” diye dalga geçen gördüm. Bu sene 50 TL’den aşağı dikkat çekiyor, 100 TL ise “vayy” dedirtiyor. Kırmızı zarflar hâlâ popüler, özellikle Anadolu’da. Çekmeceye koyduysan unutma, bayram sabahı kaybolmasın.
Bayramda İstanbul’dan kaçış planlayanları trafik bekliyor. Genelde arife akşamı, E-5 ve TEM tıkanır. Eğer gideceksen, gece 3-4 gibi yola çıkmak lazım. Bir kere saat 10’da çıkıp 6 saatte Sapanca’ya anca vardım, rezillik. Yolda mola yerleri mahşer yeri gibi oluyor, sandviçler ikinci güne kalıyor, ben yanımda kendi termosum ve böreğimle gitmeyi öğrendim.
Ramazan sonrası mideyi hemen zorlamamak lazım. Bayram sabahı klasik börek, pastırmalı yumurta, baklava, böğürtlen reçeli masaya diziliyor ama iki dilim baklavanın üstüne mide fesadı kaçınılmaz. İlk gün hafif başlamak, özellikle yaş ilerledikçe altın kural.
Kısacası, 2026’daki bayram hem hava açısından tam bahar vermeyecek hem de ekonomik şartlar herkese darbe vuracak gibi. Planı önceden yapmak, bilet işini şansa bırakmamak, büyükleri unutmadan kendi keyfini de düşünmek en iyisi. Herkesin aklında “bayramda ne yapacağım” sorusu dönüp duracak, önceden hazırlıklı olan kazanır.
Bayram tatili resmi olarak 3 gün; 20, 21 ve 22 Mart. Ama perşembe-cuma’ya denk geldiği için hafta sonuyla birleşip 5 günlük kaçamak yapmaya çalışan çok olur. Özellikle otobüs ve uçak biletleri Şubat’ın son haftasında tükenmeye başlar. Bir kere İzmir’e bayramdan bir hafta önce bilet baktım, en ucuz bilet 2500 TL’ye fırlamıştı; üstüne otogarda saatlerce ayakta bekledim. Akıllı olan erkenden bilet bakar, hiç “belki ucuzlar” diye hayal kurmaz.
Aile kavgası mı, sahil kaçamağı mı, hangisini tercih edeceğine erkenden karar vermek lazım. Ramazan sonrası kalabalık sofralar, “kaç gün oruç tuttun”, “bu sene nasıl geçti” muhabbeti her zamanki gibi döner. Özellikle büyük şehirlerde, ailelerin “ilk gün gelin” baskısı devam edecek. “Biz tatile kaçıyoruz” deyince trip yeme garantili. Çözüm: Ya bayram öncesi ya da sonrası ekstra ziyaret yapmak. Büyükler gönül koymasın diye ben bunu denedim, işe yarıyor.
Şeker-çikolata alışverişinde marketler yine fırsatçılığa doyar. Geçen yıl 250 gramlık kutu 70 liraydı, bu sefer 120’den aşağıya bulmak zor. En garantili seçenek, Eminönü’nde kilo işi almak ama kalabalık sinir bozucu. Hazır gidemeyenler için Bim/A101 klasik kutular idare eder. Ama çocuklara vereceksen, marka seçeneği bol olsun, yoksa yüzleri düşüyor. Bir keresinde damak tadı yüksek kuzenlerim vardı, Godiva sandım, meğerse içi fındıklı gofretmiş, hâlâ unutmuyorlar.
Çocuklara harçlık konusu hâlâ tartışmalı. Geçen sene 20 TL verince “daha az veren var mı” diye dalga geçen gördüm. Bu sene 50 TL’den aşağı dikkat çekiyor, 100 TL ise “vayy” dedirtiyor. Kırmızı zarflar hâlâ popüler, özellikle Anadolu’da. Çekmeceye koyduysan unutma, bayram sabahı kaybolmasın.
Bayramda İstanbul’dan kaçış planlayanları trafik bekliyor. Genelde arife akşamı, E-5 ve TEM tıkanır. Eğer gideceksen, gece 3-4 gibi yola çıkmak lazım. Bir kere saat 10’da çıkıp 6 saatte Sapanca’ya anca vardım, rezillik. Yolda mola yerleri mahşer yeri gibi oluyor, sandviçler ikinci güne kalıyor, ben yanımda kendi termosum ve böreğimle gitmeyi öğrendim.
Ramazan sonrası mideyi hemen zorlamamak lazım. Bayram sabahı klasik börek, pastırmalı yumurta, baklava, böğürtlen reçeli masaya diziliyor ama iki dilim baklavanın üstüne mide fesadı kaçınılmaz. İlk gün hafif başlamak, özellikle yaş ilerledikçe altın kural.
Kısacası, 2026’daki bayram hem hava açısından tam bahar vermeyecek hem de ekonomik şartlar herkese darbe vuracak gibi. Planı önceden yapmak, bilet işini şansa bırakmamak, büyükleri unutmadan kendi keyfini de düşünmek en iyisi. Herkesin aklında “bayramda ne yapacağım” sorusu dönüp duracak, önceden hazırlıklı olan kazanır.
00