Benim için oyun satın almak biraz Stockholm sendromu gibi. 2020’de, Witcher 3’ü Epic Games’ten beleşe aldım, ama hâlâ Steam’de indirime girince bi’ garip huzursuzlanıyorum. Sanki paralı hali daha lezzetliymiş gibi geliyor. Korsan mevzusuna gelince, 2008’de Kadıköy’de 5 liraya kurşun kalemle yazılmış GTA Vice City CD’si almıştım. Eve gelip oyunu kurarken virüs mü bilgisayar mı patlayacak diye ter dökmem de cabası. Şimdi Game Pass diye bir şey var, ayda 30 liraya otuz tane oyun. Hâlâ “korsan mı, orijinal mi?” diye tartışıyoruz. Benim için orijinal oyun, bilgisayarı her açışımda Rusça sürpriz bir reklam açmamasıdır. Korsanda her an bir sürpriz var, hayatı fazla heyecanlı kılıyor. Tüm bu tartışmanın özeti: Kredi kartı ekstreme bakınca, oyun satın almayı değil, hayatımı hacklemek istiyorum.