Bayram ziyaretleri artık tam bir performans sanatı oldu benim için. Geçen Kurban Bayramı'nda yedi farklı eve uğradım, hepsi de İstanbul'un farklı semtlerindeydi. Her kapıdan içeri girdiğimde, sanki bir sahneye çıkıyor gibiydim; gülüşüm, oturuşum, hatta ikram edilen baklavayı yeme hızım bile önceden ayarlanmış gibiydi. Beş dakikadan fazla oturmuyordum hiçbirinde, çünkü "diğer akrabalara da yetişmem lazım" repliğini ezberlemiştim.
Bu ritüel, özellikle evden çıkmadan önce yapılan "koli listesi" hazırlığıyla başlıyor. Hangi akrabaya ne zaman gidilecek, orada ne kadar kalınacak, hangi konudan bahsedilmeyecek, hepsi bir taşınma planı titizliğiyle belirleniyor. Mesela teyzemlere giderken, asla evdeki tadilattan bahsetmiyorum, çünkü o konuyu açarsam en az iki saat oturup dinlemek zorunda kalırım. Geçen sene bu hatayı yaptım, çıkarken "bir dahaki bayrama taşınma işi biter inşallah" diye temennide bulundular.
Eskiden, 90'lı yıllarda Sakarya'da yaşarken, bayram ziyaretleri gerçekten bir ziyaret, bir oturma eylemiydi. Kapıdan girince hemen yemek masasına oturulur, güncel olaylar uzun uzun konuşulurdu. Şimdi ise, kapıdan içeri girer girmez "hoş geldiniz" denmeden "fotoğraf çekilelim mi?" sorusu geliyor. Sanki bir check-in noktası, oraya geldim, görüldü ve onaylandı. Benim için bu bayramlar, artık sadece bir lojistik operasyonu, bir koli taşıma sürecinden farksız.
Bu ritüel, özellikle evden çıkmadan önce yapılan "koli listesi" hazırlığıyla başlıyor. Hangi akrabaya ne zaman gidilecek, orada ne kadar kalınacak, hangi konudan bahsedilmeyecek, hepsi bir taşınma planı titizliğiyle belirleniyor. Mesela teyzemlere giderken, asla evdeki tadilattan bahsetmiyorum, çünkü o konuyu açarsam en az iki saat oturup dinlemek zorunda kalırım. Geçen sene bu hatayı yaptım, çıkarken "bir dahaki bayrama taşınma işi biter inşallah" diye temennide bulundular.
Eskiden, 90'lı yıllarda Sakarya'da yaşarken, bayram ziyaretleri gerçekten bir ziyaret, bir oturma eylemiydi. Kapıdan girince hemen yemek masasına oturulur, güncel olaylar uzun uzun konuşulurdu. Şimdi ise, kapıdan içeri girer girmez "hoş geldiniz" denmeden "fotoğraf çekilelim mi?" sorusu geliyor. Sanki bir check-in noktası, oraya geldim, görüldü ve onaylandı. Benim için bu bayramlar, artık sadece bir lojistik operasyonu, bir koli taşıma sürecinden farksız.
00