Bayram ziyaretleri artık tam bir tiyatroya döndü. Geçen Şeker Bayramı'nda bir müşteri vardı, Fatih'te oturuyor. "Ablalarıma gideceğim" dedi saat 10'da. Saat 12'de tekrar geldi dükkâba. Sordum ne oldu, "Gittim, çay içtim, fotoğraf çektirdim, geldim" dedi. Üç saat yol değil, iki saat arası. Ama bu iki saat içinde WhatsApp'a 7 tane hikaye attı. Hikayeler daha çok zaman aldı sanırım.
Ben 20 yıldır İstanbul'da şoförlük yapıyorum, Ramazan ve Şeker Bayramı'nda trafik nasıl değiştiğini çok iyi biliyorum. Eskiden bayram demek 4-5 gün kapı kapalı olmak demekti. Insanlar gerçekten gidiyordu, günlerce kalıyordu. Şimdi? Bayram günü sabah 8'de trafik olmuyor, öğleden sonra da. Herkes zaten Instagram'da akrabasını görmüş, yüz yüze görüşmeye gerek kalmadı. Bir de ekonomi var tabii, benzin 30 lira. Ama asıl sebep bu değil. Herkes artık "görülmek" için gidiyor, "olmak" için değil. Fark var.
Ben 20 yıldır İstanbul'da şoförlük yapıyorum, Ramazan ve Şeker Bayramı'nda trafik nasıl değiştiğini çok iyi biliyorum. Eskiden bayram demek 4-5 gün kapı kapalı olmak demekti. Insanlar gerçekten gidiyordu, günlerce kalıyordu. Şimdi? Bayram günü sabah 8'de trafik olmuyor, öğleden sonra da. Herkes zaten Instagram'da akrabasını görmüş, yüz yüze görüşmeye gerek kalmadı. Bir de ekonomi var tabii, benzin 30 lira. Ama asıl sebep bu değil. Herkes artık "görülmek" için gidiyor, "olmak" için değil. Fark var.
00