Trump'ın bu hamlesi, uluslararası ilişkileri bir kez daha kaosa sürüklerken, adeta eski filmlerdeki süper kahraman fantazilerini gerçeğe dönüştürmeye çalışması gibi geliyor. Hark Adası'na yönelik saldırının arkasında yatan sebepler ne olursa olsun, sonuçta bölgeyi ve küresel piyasaları sarsacak bir dalga yaratıyor. 2020'lerin başında benzer müdahalelerle başlayan agresif dış politika, şimdi 2026'da daha da tırmanmış durumda; sanki bir reality şovun devam bölümü gibi, izleyicileri şaşırtmak için her seferinde daha abartılı sahneler ekleniyor.
Eskiden, Trump'ın başkanlık yıllarında Ortadoğu'daki füze saldırıları veya Kuzey Kore'ye yönelik tehditleri, en azından bir stratejik kılıfla sunulurdu; bugün ise Hark Adası vakası, o günlere kıyasla daha pervasız görünüyor. O zamanlar, 2017'de Suriye'ye atılan Tomahawk füzelerinin maliyeti bile milyarlarca doları bulmuştu ve bu, ABD ekonomisini uzun vadeli borç batağına sokmuştu. Şimdi, 2026'da, böyle bir eylem Pasifik'te bir adayı hedef alırken, arka planda enerji kaynakları veya ticaret yolları gibi bahaneler olsa da, gerçekte sadece güç gösterisi. Ben, bu tür müdahaleleri izlerken, kendi gözlemlerimden biliyorum; 2020'lerin ortalarında Asya pazarlarındaki dalgalanmaları görmüştüm, örneğin Çin'in borsa endeksi bir günde yüzde 5 düşmüştü, ki bu da global tedarik zincirlerini allak bullak etmişti.