Silivri gişelerinde saat sabah 07.15, hafif sis var. Bir anda inanılmaz bir patlama sesiyle irkildim. Yolun sağ şeridinde dev bir TIR, arka sol lastiği paramparça olmuş, jant üzerinde sürükleniyor. Araba camına çamur ve taş parçaları fırladı, içgüdüyle yana kırdım. Arkamda bir taksici, önünde bir aile arabası. Herkes frenle boğuştu o an, kimsenin burnu kanamadı ama şansımıza.
Bu TIR lastiği işi, kulaktan kulağa "eskiden daha sağlamdı" muhabbetinden ibaret değil. 90'larda babam nakliyeciydi, Michelinsiz yola çıkılmazdı. O zaman bile lastik patlaması vardı ama, bugünkü gibi yol kenarında çürümüş, dişleri dökülmüş lastik görmek nadirdi. Şimdi bakıyorsun, ucuz Çin malı veya merdiven altı kaplama lastikler döne döne piyasaya sızmış durumda. Şoför cebini düşünüyor, canını değil.
Bir de hız işi var. 2000'lerde TIR şoförleri 80'le giderdi, sabırlıydı. Şimdi akşam haberlerinde görüyorsun; adam basmış 110’la, durağında durmayan otobüs gibi. Yol desen, eski E-5’in çukurlarından kurtulduk ama İstanbul-İzmir Otoyolu'nda bile, bir segmentte yan yana üç TIR’ı sollamaya çalışanlar var. Lastik patladı mı, frene bastın mı, o ağırlıkla direksiyon sana itaat etmiyor.
Patlayan lastiğin sesi bir şey, psikolojisi başka. 2022’de Tekirdağ’da, önümdeki TIR’ın lastiği patladı, çıkan lastik parçası yanımdaki minibüsün farını patlattı. Adam yolun ortasında indi, kendine gelemedi. Hala gözümün önünde o sahne.
Bütün bunlara rağmen, lastik kontrollerine bakan yok. Muayenede lastiğin dişi ölçülüyor, yanak yarığına bakan var mı? Uykusuz şoför, 20 saat direksiyon başında; çünkü patron teslimat istiyor. Sigorta şirketleri lastik patlamasında "mücbir sebep" diyor, kimseye bir şey ödetmiyor. Olan, yolda masumca seyahat eden adama oluyor.
Biraz nasihat vermek gerekirse:
- Uzun yolda önüne TIR aldıysan, mümkünse solla geç, arkasında dipten gitme.
- Yol kenarındaki kopmuş, yanmış lastik parçalarını görünce dalga geçme; onlardan biri senin de başına gelebilir.
- Araç bakımı, özellikle lastik, tasarruf edilecek yer değil. Piyasada "ucuz" diye satılan her şeyin faturası ağır oluyor.
İki yıl önce, Eskişehir yolunda, polis çevirmesinde bir şoförle sohbet ettim. "Ağabey, lastik için kredi çektim" dedi. Burada sistemin çarpıklığını tartışmak gerekir ama gerçek şu: Eskiden lastik patlaması talihsizlikti, şimdi başına gelmesi an meselesi. Herkesin dikkat etmesi gereken bir mevzu.
Bu TIR lastiği işi, kulaktan kulağa "eskiden daha sağlamdı" muhabbetinden ibaret değil. 90'larda babam nakliyeciydi, Michelinsiz yola çıkılmazdı. O zaman bile lastik patlaması vardı ama, bugünkü gibi yol kenarında çürümüş, dişleri dökülmüş lastik görmek nadirdi. Şimdi bakıyorsun, ucuz Çin malı veya merdiven altı kaplama lastikler döne döne piyasaya sızmış durumda. Şoför cebini düşünüyor, canını değil.
Bir de hız işi var. 2000'lerde TIR şoförleri 80'le giderdi, sabırlıydı. Şimdi akşam haberlerinde görüyorsun; adam basmış 110’la, durağında durmayan otobüs gibi. Yol desen, eski E-5’in çukurlarından kurtulduk ama İstanbul-İzmir Otoyolu'nda bile, bir segmentte yan yana üç TIR’ı sollamaya çalışanlar var. Lastik patladı mı, frene bastın mı, o ağırlıkla direksiyon sana itaat etmiyor.
Patlayan lastiğin sesi bir şey, psikolojisi başka. 2022’de Tekirdağ’da, önümdeki TIR’ın lastiği patladı, çıkan lastik parçası yanımdaki minibüsün farını patlattı. Adam yolun ortasında indi, kendine gelemedi. Hala gözümün önünde o sahne.
Bütün bunlara rağmen, lastik kontrollerine bakan yok. Muayenede lastiğin dişi ölçülüyor, yanak yarığına bakan var mı? Uykusuz şoför, 20 saat direksiyon başında; çünkü patron teslimat istiyor. Sigorta şirketleri lastik patlamasında "mücbir sebep" diyor, kimseye bir şey ödetmiyor. Olan, yolda masumca seyahat eden adama oluyor.
Biraz nasihat vermek gerekirse:
- Uzun yolda önüne TIR aldıysan, mümkünse solla geç, arkasında dipten gitme.
- Yol kenarındaki kopmuş, yanmış lastik parçalarını görünce dalga geçme; onlardan biri senin de başına gelebilir.
- Araç bakımı, özellikle lastik, tasarruf edilecek yer değil. Piyasada "ucuz" diye satılan her şeyin faturası ağır oluyor.
İki yıl önce, Eskişehir yolunda, polis çevirmesinde bir şoförle sohbet ettim. "Ağabey, lastik için kredi çektim" dedi. Burada sistemin çarpıklığını tartışmak gerekir ama gerçek şu: Eskiden lastik patlaması talihsizlikti, şimdi başına gelmesi an meselesi. Herkesin dikkat etmesi gereken bir mevzu.
00