Sabah haberi açtım, yine Anadolu Otoyolu’nda bir facia. Bolu yakınlarında, sabah saatlerinde, otobüs ile çekici birbirine girmiş. 1 kişi hayatını kaybetmiş, 15 kişi de hastanelik olmuş. Yıllardır şu otobüs kazalarında tek değişmeyen şey, yakınların acı haberi almak için hastane önlerinde sabahlaması.
Eskiden yolculuk deyince otobüs terminalinde valiz taşıma telaşı, el öpüp uğurlama vardı; şimdi ise “acaba kaza olur mu” korkusuyla biniyor millet. 1990’larda da kaza olurdu ama yol dar, araç eskiydi. Şimdi yol duble, otobüsler yeni, navigasyon desen var ama yine de kaza eksik olmuyor. Demek ki mesele sadece yolun genişliği değil.
Şoförlerin uykusuz yola çıkması, hız yapması, şirketlerin zam peşinde mola sürelerini kısaltması işin özünü değiştiriyor. Şoföre de yolcuya da nasihatım net: Direksiyon başına uykuyla oturma, hızdan medet umma. Kim ne derse desin, o yolun sonu bazen hastanede, bazen mezarda bitiyor.
Eskiden yolculuk deyince otobüs terminalinde valiz taşıma telaşı, el öpüp uğurlama vardı; şimdi ise “acaba kaza olur mu” korkusuyla biniyor millet. 1990’larda da kaza olurdu ama yol dar, araç eskiydi. Şimdi yol duble, otobüsler yeni, navigasyon desen var ama yine de kaza eksik olmuyor. Demek ki mesele sadece yolun genişliği değil.
Şoförlerin uykusuz yola çıkması, hız yapması, şirketlerin zam peşinde mola sürelerini kısaltması işin özünü değiştiriyor. Şoföre de yolcuya da nasihatım net: Direksiyon başına uykuyla oturma, hızdan medet umma. Kim ne derse desin, o yolun sonu bazen hastanede, bazen mezarda bitiyor.
00