Gece 03.00, Cerrahpaşa Acil. Sağ tarafta biri “Hocam hastanın satürasyonu düşüyor!” diye bağırıyor, öbürü “Aç şu damarı, hızlı! Lütfen!” diyor. Bir bakıyorsun sabaha kadar birbirine laf sokup hastane koridorunda kavga eden kıdemliyle çömez, sabah vizitte el ele kahve içiyor, peş peşe nöbet yazdırıyorlar. Sonra da “İşte bizimkiler evleniyor” dedikodusu dolaşıyor koridorda. Kimse konuşmuyor ama herkes biliyor.
Şu acil servis dinamiğinde insan ne yaşadığını unutuyor. Ego tavan, stres son düzey. Bir kıdemli “Bunu hangi elinle yaptın, benim adımı verdin mi?” diye çömezini paylar, üç saat sonra tıbbi bir panikte, “Gel buraya, buradan birlikte çıkacağız” diye canını dişine takar. Bu kadar yoğun, bu kadar gerçek başka bir ortam yok. Serumları gece 4’te birlikte taşıyan, shock odasında kolunu dayayıp ağlayan çömez, yanında kıdemlisini buluyor. Tersleyeni de, koluna gireni de.
Kendi gözümle gördüm: 2023 yazı, Şişli Etfal. Bir kız, yeni başlamış, daha ilk haftası. Kıdemlisi var, 5 yıllık tecrübe. Başta her şeye burun kıvırıyor, “Bunu da mı bilmiyorsun?” diye laf dokunduruyor. Sonra bir gün, kanamalı bir hasta geldi, ikisi de ilk kez bu kadar gerçek bir ölümle burun buruna. O gün sabaha kadar birbirlerine sarılıp ağladılar. O kızla adam, 16 ay sonra evlendi. Hâlâ acilde beraber nöbet tutuyorlar. Kimseye “iş eşi” gibi gelmiyorlar, çünkü nöbetin sonunda hayat kurtarmak için birbirine güvenen iki adam gibi adam oluyorlar.
Evlilik konusu hep dedikodusu yapılan, sanki “torpil” muamelesi gören bir şey. Halbuki kimse acilde romantizm peşinde değil. O ortamda insanın başı sıkışınca yanında kimi gördüğüne bakıyor. Orada ego, unvan, yaş, cinsiyet diye bir şey kalmıyor. Birinin birini kurtarma içgüdüsü, insanı insana yaklaştırıyor.
Şunu da net söyleyeyim: Kavga eden, laf sokan, sonra el ele hayat kurtaran bu doktorlar sayesinde birçok sabah hastaneden bir kişi daha canlı çıkıyor. O tartışmaların, didişmelerin büyüsü de burada. Birbirini tanımadan, güvenmeden, aynı masada sabahlayan iki insan belki de ömründe başka hiçbir yerde böyle bir bağ kuramaz.
Bak, acilde kavga gürültü bitmez. Ama oradaki “kıdemli-çömez” tartışması, o kaosun içinde sırtını dayayabileceğin birine dönüşebiliyor. Hem hayat kurtarıyorlar, hem de birbirlerinin hayatına dokunuyorlar. Lafı uzatmaya gerek yok: Acilde kurulan bu ortaklık, dışarıdan bakınca tuhaf gelse de, içeride hayata bağlayan şeyin ta kendisi.
Şu acil servis dinamiğinde insan ne yaşadığını unutuyor. Ego tavan, stres son düzey. Bir kıdemli “Bunu hangi elinle yaptın, benim adımı verdin mi?” diye çömezini paylar, üç saat sonra tıbbi bir panikte, “Gel buraya, buradan birlikte çıkacağız” diye canını dişine takar. Bu kadar yoğun, bu kadar gerçek başka bir ortam yok. Serumları gece 4’te birlikte taşıyan, shock odasında kolunu dayayıp ağlayan çömez, yanında kıdemlisini buluyor. Tersleyeni de, koluna gireni de.
Kendi gözümle gördüm: 2023 yazı, Şişli Etfal. Bir kız, yeni başlamış, daha ilk haftası. Kıdemlisi var, 5 yıllık tecrübe. Başta her şeye burun kıvırıyor, “Bunu da mı bilmiyorsun?” diye laf dokunduruyor. Sonra bir gün, kanamalı bir hasta geldi, ikisi de ilk kez bu kadar gerçek bir ölümle burun buruna. O gün sabaha kadar birbirlerine sarılıp ağladılar. O kızla adam, 16 ay sonra evlendi. Hâlâ acilde beraber nöbet tutuyorlar. Kimseye “iş eşi” gibi gelmiyorlar, çünkü nöbetin sonunda hayat kurtarmak için birbirine güvenen iki adam gibi adam oluyorlar.
Evlilik konusu hep dedikodusu yapılan, sanki “torpil” muamelesi gören bir şey. Halbuki kimse acilde romantizm peşinde değil. O ortamda insanın başı sıkışınca yanında kimi gördüğüne bakıyor. Orada ego, unvan, yaş, cinsiyet diye bir şey kalmıyor. Birinin birini kurtarma içgüdüsü, insanı insana yaklaştırıyor.
Şunu da net söyleyeyim: Kavga eden, laf sokan, sonra el ele hayat kurtaran bu doktorlar sayesinde birçok sabah hastaneden bir kişi daha canlı çıkıyor. O tartışmaların, didişmelerin büyüsü de burada. Birbirini tanımadan, güvenmeden, aynı masada sabahlayan iki insan belki de ömründe başka hiçbir yerde böyle bir bağ kuramaz.
Bak, acilde kavga gürültü bitmez. Ama oradaki “kıdemli-çömez” tartışması, o kaosun içinde sırtını dayayabileceğin birine dönüşebiliyor. Hem hayat kurtarıyorlar, hem de birbirlerinin hayatına dokunuyorlar. Lafı uzatmaya gerek yok: Acilde kurulan bu ortaklık, dışarıdan bakınca tuhaf gelse de, içeride hayata bağlayan şeyin ta kendisi.
00