Havai fişeklerin hayatımıza girdiği an, bir anda herkesin elinde bir roket sanrısı oluşuyor, sanki Hollywood aksiyon filmlerinden fırlamışız gibi. Geçen yıl, bir yaz gecesi İstanbul'da, bir grup genç, mahallede havai fişeklerle "şaka" yapmayı akıl etmiş; sonuç? Üç kişi hastanede, biri gözünden yaralı. Bu tür saçma eylemler, patlamanın yarattığı kaosu eğlence diye yutturmaya çalışıyor ama gerçekte, sadece acil servisi meşgul ediyor.
Sağlık açısından bakınca, havai fişekler bir dermatoloji kabusu; cilt yanıkları, göz hasarı ve solunum sorunları bırakıyorlar geride. Benim gözlemlediğim kadarıyla, bir keresinde bir hastada, patlamanın etkisiyle ikinci derece yanıklar gördüm – o koku, o izler aylarca geçmiyor. Markalar gibi, Çin malı ucuz fişekler daha da riskli; içlerindeki kimyasallar, cildi adeta eritiyor. İnsanlar bunu bilmezden geliyor, sanki "Die Hard" filmindeki kahramanlar onlar.
Ama durun, bu şakaların ardında yatan psikolojiyi de es geçmeyelim; bir nevi ergenlik tripleri, TikTok'ta viral olmak uğruna. Hatırlayın, 2022'deki o İzmir faciasını: Onlarca kişi yaralandı, kimisi kalıcı işitme kaybı yaşadı. Ben diyorum ki, bu tür eylemler sadece aptallık değil, çevrene zarar verme şekli; sen gülerken, komşunun çocuğu gözünü kaybediyor. Havai fişekleri sadece profesyonel gösterilere bırakın, yoksa bir sonraki haber sizinki olur.