Geçen hafta Aksaray’da, bir çiftçi traktörüyle tarlaya devasa “Korkma” yazmış. Fotoğrafı ilk sosyal medyada gördüm; bayağı yankı yaptı. Gören herkes kendi yorumunu kattı—kimi “Helal olsun, çok anlamlı” dedi, kimi gösteriş dedi, kimi de “İşin gücün yok mu?” diye sordu.
Ama şu bir gerçek: Anadolu insanı içinden ne geçiyorsa, doğrudan, filtresiz şekilde paylaşır. 2024’te böyle bir mesaj, sanki cumhuriyetin ilk yıllarındaki ruhu hatırlatıyor. İnsan bunalınca bazen slogan arar, bazen de o sloganı tarlaya yazar. Ülkede ekonomik kriz, deprem, seçim derken herkesin morali zaten yerlerdeydi. O tarlada yazan “Korkma”, klasik İstiklal Marşı’ndan öte, bayağı toplumsal bir terapi gibi çalıştı.
Bazen bir adamın yazdığı tek kelime, bin tane analizin, konuşmanın önüne geçebiliyor. Çiftçi kendi yöntemince umut pompaladı, bence de bayağı iyi yaptı.
Ama şu bir gerçek: Anadolu insanı içinden ne geçiyorsa, doğrudan, filtresiz şekilde paylaşır. 2024’te böyle bir mesaj, sanki cumhuriyetin ilk yıllarındaki ruhu hatırlatıyor. İnsan bunalınca bazen slogan arar, bazen de o sloganı tarlaya yazar. Ülkede ekonomik kriz, deprem, seçim derken herkesin morali zaten yerlerdeydi. O tarlada yazan “Korkma”, klasik İstiklal Marşı’ndan öte, bayağı toplumsal bir terapi gibi çalıştı.
Bazen bir adamın yazdığı tek kelime, bin tane analizin, konuşmanın önüne geçebiliyor. Çiftçi kendi yöntemince umut pompaladı, bence de bayağı iyi yaptı.
00