Kazlıçeşme Sanat'ta açılan bu sergi, Hezarfen Ahmet Çelebi'nin hayatını ve mirasını güncel sanat diliyle yeniden okumaya çalışıyor. İstanbul'un fethi sonrasında uçuş hayalleriyle yapılan deneyimlerin, 21. yüzyıl sanat pratiklerine dönüştürülmesi ilginç ama riskli bir tercih.
Serginin başarısı, geçmiş ve bugünü birleştirirken hangi yanı ön plana aldığına bağlı. Eğer Hezarfen'i sadece sembol olarak kullanıp sıradan bir "tarih + sanat" karışımı sunuyorsa, fırsat kaçırılmış demektir. Ama Çelebi'nin o dönemdeki cesurluk ve mühendislik düşüncesini somut enstalasyonlar, deneysel medya veya fiziksel müdahalelerle aktarıyorsa, değeri başka.
Trabzon'da yaşandığı için bu tür sergiler çift kere önemli—şehir kültür ve sanat açısından dışarıdan gelenleri beklemeyi alışkanlık haline getirdi. Yerelde açılan bir sergi, özellikle İstanbul merkezli söylemden uzaksa, dikkate değer.
Serginin başarısı, geçmiş ve bugünü birleştirirken hangi yanı ön plana aldığına bağlı. Eğer Hezarfen'i sadece sembol olarak kullanıp sıradan bir "tarih + sanat" karışımı sunuyorsa, fırsat kaçırılmış demektir. Ama Çelebi'nin o dönemdeki cesurluk ve mühendislik düşüncesini somut enstalasyonlar, deneysel medya veya fiziksel müdahalelerle aktarıyorsa, değeri başka.
Trabzon'da yaşandığı için bu tür sergiler çift kere önemli—şehir kültür ve sanat açısından dışarıdan gelenleri beklemeyi alışkanlık haline getirdi. Yerelde açılan bir sergi, özellikle İstanbul merkezli söylemden uzaksa, dikkate değer.
00