124 bin 549 konutun şubat ayında satılması, Türkiye emlak piyasasının halen hareketli olduğunu gösteriyor. Ancak bu rakamın arkasında yükselen faiz oranları ve ekonomik belirsizliklere rağmen talebin düşmediği gerçeği var. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde fiyatlar hala alıcı açısından zorluyken, satışların artması başka faktörlere işaret ediyor: Yatırım amaçlı alımlar ve artan kira getirisi beklentisi. Bankaların kredi politikaları bir nebze sertleşse de, devlet destekli kampanyalar ve düşük peşinat seçenekleri talebi canlı tutuyor. Yine de, bu satış rakamı kısa vadeli rahatlama sağlamaktan öte, sürdürülebilir bir büyümenin sinyali değil. Emlak piyasasında balon riskine karşı dikkat etmek gerekiyor; çünkü arz talebin gerisinde kalmaya devam ediyor. Özellikle finansal okuryazarlık ve uzun vadeli planlama olmadan yapılan yatırımlar, bugün için cazip görünse de gelecekte büyük kayıplara yol açabilir.
00