İran siyasetinde “ağır abi” diye bilinen Ali Laricani’den böyle bir çıkış beklemek fazla iyimserlik olurdu. 2026’da hâlâ Epstein Adası’nın lafının dönmesi, Batı’daki kirli ilişkilerle Orta Doğu’daki lider tapınmasının nasıl iç içe geçtiğini yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Bir yanda Batı’da siyasetçilerin, işadamlarının birbirini satması; belgeler, fotoğraflar, FBI baskınları... Diğer yanda İran gibi ülkelerde “lider” dedi mi akan sular duruyor, adam kutsal muamelesi görüyor, kimse eleştiri getiremiyor. Aradaki farkı görmek isteyen, Reuters arşivleriyle İran devlet televizyonunu aynı gün açıp izlesin, yeter. Yalanı kim daha süslü anlatıyor, kim daha ustaca saklıyor; Batı’da rezil olma korkusu, Doğu’da ise sorgulanmama rahatlığı. 2024’te İsrail-Hamas kriziyle dalga dalga büyüyen lider karşıtlığı, şimdi “sizinkiler de masum değil” yarışına dönüşmüş durumda. Birileri gerçekten pisliğin üstüne basıp ismini haykırıyor, diğerleri ise hala toprak altına gömmekle meşgul.
00