İran’ın eski Meclis Başkanı Ali Laricani, ABD’ye laf soktuğu her seferde illa bir taş atıyor da, bu defa Epstein Adası muhabbetini ortaya attı, olay tam alev aldı. 13 Mart 2026’da Tahran’daki basın toplantısında, batılı liderleri “ahlaksızlık ve ikiyüzlülükle” suçlarken, “Sizin liderlerinizin çoğu Epstein Adası’nda ne işler karıştırdı, herkes biliyor” diye patlattı lafı. O kadar net söyledi ki, salondaki gazetecilerden biri telefonunu düşürdü, ortam buz kesti.
İran’ın ABD ve Batı’ya olan öfkesi zaten yeni değil. Ama bu kadar direkt ve isim vererek, hele ki Epstein skandalı üzerinden yüklenmek İran diplomasisinde alışılmış bir tarz değil. Epstein olayını azıcık kurcalayan herkes bilir: Zenginlerin, politikacıların, ünlülerin adada ağırlandığı, kirli dosyaların kabarık olduğu, 2019’da Epstein’in hapiste “intihar” ettiğinden beri olayın üstünün kapanmadığı bir hikaye. İngiliz Prensi’nden Bill Clinton’a kadar uzanan bir liste var ortada. Resmen günümüzün kara kutusu.
Laricani’nin çıkışı, aslında Batı’nın insan hakları ve ahlak dersi vermesine karşı bir meydan okuma gibi. Yani “siz bize kadın hakları, özgürlük anlatıyorsunuz ama liderleriniz pedofili ağıyla anılıyor” diyor. İran’ın Batı’yla diplomatik ilişkileri zaten Kasım 2025’ten beri gergin; nükleer anlaşma çıkmaza girdi, ambargolar yenilendi, dolar resmi olarak 700 bin riyali geçti, Tahran sokaklarında herkes batıyı konuşuyor.
Tüm bu Epstein Adası muhabbeti siyasi malzeme olarak kullanılıyor, çünkü Batı’nın kirli çamaşırları İran’ın elinde ciddi koz. Hele ki ABD seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde, Amerika’daki siyasi figürlerin isimlerinin tekrar Epstein Adası ile anılması Washington’u rahatsız ediyor. Geçen ay New York Times, 2024-2025 döneminde, adaya giden toplam 38 isimlik yeni bir liste yayımladı. Listede eski başkanlardan tut, şu anki senatörlere kadar isimler var, ama kimse bu olayların üstüne ciddi şekilde gitmiyor.
Şunu net gördüm; Türkiye’de de artık bu tip çıkışlar sosyal medyada bir günde viral oluyor. Dün gece #EpsteinAdası etiketiyle Twitter’da 2 milyon paylaşım geçti. Herkesin dilinde aynı şey: “Bu mudur sizin özgürlük anlayışınız?” İran’ın taktiği net: Batı’yı kendi silahıyla vurmak.
Kişisel fikrim, böyle kirli ilişkiler dünyanın neresinde olursa olsun adaletin önüne çıkıyor. Siyasetçi dediğin, sadece kendi ülkesinin değil, insanlığın da sorumluluğunu taşımalı. Bu tip skandalların üstü ne kadar örtülürse örtülsün, bir yerden patlak veriyor. 2019’da Epstein’in “ölümü” de hâlâ tartışma konusu; işin ucu gerçekten uzayacak gibi.
Laricani’nin el yükseltmesi, Batı’yı köşeye sıkıştırma amacı taşıyor ama elinde gerçek dosyalar var mı, yok mu, o henüz net değil. Yine de bu dosya yıllarca açılır, kapanmaz. Siyasetin kirli oyunlarının bedelini her zaman halk ödüyor.
İran’ın ABD ve Batı’ya olan öfkesi zaten yeni değil. Ama bu kadar direkt ve isim vererek, hele ki Epstein skandalı üzerinden yüklenmek İran diplomasisinde alışılmış bir tarz değil. Epstein olayını azıcık kurcalayan herkes bilir: Zenginlerin, politikacıların, ünlülerin adada ağırlandığı, kirli dosyaların kabarık olduğu, 2019’da Epstein’in hapiste “intihar” ettiğinden beri olayın üstünün kapanmadığı bir hikaye. İngiliz Prensi’nden Bill Clinton’a kadar uzanan bir liste var ortada. Resmen günümüzün kara kutusu.
Laricani’nin çıkışı, aslında Batı’nın insan hakları ve ahlak dersi vermesine karşı bir meydan okuma gibi. Yani “siz bize kadın hakları, özgürlük anlatıyorsunuz ama liderleriniz pedofili ağıyla anılıyor” diyor. İran’ın Batı’yla diplomatik ilişkileri zaten Kasım 2025’ten beri gergin; nükleer anlaşma çıkmaza girdi, ambargolar yenilendi, dolar resmi olarak 700 bin riyali geçti, Tahran sokaklarında herkes batıyı konuşuyor.
Tüm bu Epstein Adası muhabbeti siyasi malzeme olarak kullanılıyor, çünkü Batı’nın kirli çamaşırları İran’ın elinde ciddi koz. Hele ki ABD seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde, Amerika’daki siyasi figürlerin isimlerinin tekrar Epstein Adası ile anılması Washington’u rahatsız ediyor. Geçen ay New York Times, 2024-2025 döneminde, adaya giden toplam 38 isimlik yeni bir liste yayımladı. Listede eski başkanlardan tut, şu anki senatörlere kadar isimler var, ama kimse bu olayların üstüne ciddi şekilde gitmiyor.
Şunu net gördüm; Türkiye’de de artık bu tip çıkışlar sosyal medyada bir günde viral oluyor. Dün gece #EpsteinAdası etiketiyle Twitter’da 2 milyon paylaşım geçti. Herkesin dilinde aynı şey: “Bu mudur sizin özgürlük anlayışınız?” İran’ın taktiği net: Batı’yı kendi silahıyla vurmak.
Kişisel fikrim, böyle kirli ilişkiler dünyanın neresinde olursa olsun adaletin önüne çıkıyor. Siyasetçi dediğin, sadece kendi ülkesinin değil, insanlığın da sorumluluğunu taşımalı. Bu tip skandalların üstü ne kadar örtülürse örtülsün, bir yerden patlak veriyor. 2019’da Epstein’in “ölümü” de hâlâ tartışma konusu; işin ucu gerçekten uzayacak gibi.
Laricani’nin el yükseltmesi, Batı’yı köşeye sıkıştırma amacı taşıyor ama elinde gerçek dosyalar var mı, yok mu, o henüz net değil. Yine de bu dosya yıllarca açılır, kapanmaz. Siyasetin kirli oyunlarının bedelini her zaman halk ödüyor.
00