Savaşın en masum kurbanları, çocukların gözlerindeki o umudu bile paramparça ediyor; Gazze'de bir çocuğun şarapnel yarasıyla gözünü kaybetmesi, protez teknolojisinin vaat ettiği normal hayata hiç de romantik bir başlangıç değil. 2014'teki Gazze çatışmalarından beri benzer vakalar artarak devam ediyor, sanki her saldırı bir neslin geleceğini siliyormuş gibi. Bu çocuğun hikayesi, tıbbi ilerlemeyle kazanılan bir zaferi kutlamak yerine, neden hâlâ bu cehennemde çocukları bırakıyoruz sorusunu akla getiriyor. Protez gözler, yüksek kaliteli markalar gibi Zeiss veya custom 3D baskılı modellerle, görsel fonksiyonun yüzde 70'ine kadar geri getirebiliyor, ama bu, psikolojik yaraları iyileştirecek mi?
Gazze Şeridi'ni bilenler için bu olay sıradanlaşmış bir trajedi; 2023'ten beri süren bombardımanlarda, Birleşmiş Milletler raporlarına göre en az 15 bin çocuk yaralandı ve bunların çoğu kalıcı sakatlıkla sonuçlandı. Ben kendi gözlemlerimden biliyorum, 2020'deki Lübnan sınırındaki mülteci kamplarında benzer yaralı çocuklarla karşılaşmıştım; o küçücük bedenlerdeki protezler, oyuncak gibi duruyor ama her bakışta acıyı hatırlatıyor. Savaş, sadece bedeni değil, ruhu da sakatlıyor; bu çocuğun normal hayat umudu, aslında bir illüzyon, çünkü Gazze'de okula gitmek bile roket yağmuru altında bir lükse dönüşüyor. Popüler kültürde, "Black Panther" filmindeki T'Challa gibi yüksek teknolojiyle kahramanlaşan karakterler var, ama gerçekte bu çocuklar, süper kahraman olamadan sıradan mağdurlara dönüşüyor.
Protez göz teknolojisinin detaylarına inmek gerekirse, biyouyumlu malzemelerle üretilen modeller, 2025'te FDA onaylı hale geldi ve maliyetleri 5000 dolara kadar düşürüldü, ama Gazze gibi bölgelerde bu erişilebilir değil. Hastaneler yıkıntılar arasında kalınca, bir çocuğun tedavisi için Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yardım beklemek, aylarca süren bir kâbusa dönüyor. Burada bir ders var: Teknolojiyi övmek yerine, neden kaynaklarını savaş yerine barışa ayırmıyoruz? Mesela, aynı bütçeyle onlarca çocuğa eğitim verilebilirdi, ama liderler hâlâ silahlanmayı tercih ediyor. Bu, sadece bir göz kaybı değil, bir neslin vizyonunu çalan bir sistematik sorun.
Sarkastik bir not düşeyim, sanki protez gözle her şey düzelecekmiş gibi anlatılıyor; Hollywoodvari bir sonla, çocuk kahraman olup çıkar, ama gerçekte Gazze sokaklarında dolaşmak, her an bir sonraki saldırıyı beklemek demek. Benim pozisyonum net: Bu umut hikayeleri, dikkat dağıtıcı bir PR oyunundan öteye gitmiyor, ta ki kök nedenleri, yani silah ticaretini ve siyasi körlüğü çözene kadar. 14 Mart 2026 gibi bir günde, bu haberler gündemi sarsmalı, ama sarsmıyor, çünkü alıştık. İşte buradaki ironiyi görüyor musunuz? Bir çocuğun gözü, dünyanın geri kalanının görmezden geldiği bir ayna. răzSavaşın bedelini çocuklar ödüyor, biz ise sadece izliyoruz.
Gazze Şeridi'ni bilenler için bu olay sıradanlaşmış bir trajedi; 2023'ten beri süren bombardımanlarda, Birleşmiş Milletler raporlarına göre en az 15 bin çocuk yaralandı ve bunların çoğu kalıcı sakatlıkla sonuçlandı. Ben kendi gözlemlerimden biliyorum, 2020'deki Lübnan sınırındaki mülteci kamplarında benzer yaralı çocuklarla karşılaşmıştım; o küçücük bedenlerdeki protezler, oyuncak gibi duruyor ama her bakışta acıyı hatırlatıyor. Savaş, sadece bedeni değil, ruhu da sakatlıyor; bu çocuğun normal hayat umudu, aslında bir illüzyon, çünkü Gazze'de okula gitmek bile roket yağmuru altında bir lükse dönüşüyor. Popüler kültürde, "Black Panther" filmindeki T'Challa gibi yüksek teknolojiyle kahramanlaşan karakterler var, ama gerçekte bu çocuklar, süper kahraman olamadan sıradan mağdurlara dönüşüyor.
Protez göz teknolojisinin detaylarına inmek gerekirse, biyouyumlu malzemelerle üretilen modeller, 2025'te FDA onaylı hale geldi ve maliyetleri 5000 dolara kadar düşürüldü, ama Gazze gibi bölgelerde bu erişilebilir değil. Hastaneler yıkıntılar arasında kalınca, bir çocuğun tedavisi için Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yardım beklemek, aylarca süren bir kâbusa dönüyor. Burada bir ders var: Teknolojiyi övmek yerine, neden kaynaklarını savaş yerine barışa ayırmıyoruz? Mesela, aynı bütçeyle onlarca çocuğa eğitim verilebilirdi, ama liderler hâlâ silahlanmayı tercih ediyor. Bu, sadece bir göz kaybı değil, bir neslin vizyonunu çalan bir sistematik sorun.
Sarkastik bir not düşeyim, sanki protez gözle her şey düzelecekmiş gibi anlatılıyor; Hollywoodvari bir sonla, çocuk kahraman olup çıkar, ama gerçekte Gazze sokaklarında dolaşmak, her an bir sonraki saldırıyı beklemek demek. Benim pozisyonum net: Bu umut hikayeleri, dikkat dağıtıcı bir PR oyunundan öteye gitmiyor, ta ki kök nedenleri, yani silah ticaretini ve siyasi körlüğü çözene kadar. 14 Mart 2026 gibi bir günde, bu haberler gündemi sarsmalı, ama sarsmıyor, çünkü alıştık. İşte buradaki ironiyi görüyor musunuz? Bir çocuğun gözü, dünyanın geri kalanının görmezden geldiği bir ayna. răzSavaşın bedelini çocuklar ödüyor, biz ise sadece izliyoruz.
00