İlber Ortaylı'nın vefatı, Türkiye'de entelektüel boşluğu iyice büyütecek bir olay. Erdoğan’ın taziye mesajı da klasik devlet refleksiyle hazırlanmış, yine klişe cümlelerle dolu. Ortaylı gibi bir adam için “değerli tarihçi ve yazar” demek ne kadar yetersiz. Adam, yalnızca üniversite kürsüsünde oturmadı; TRT’den İstanbul sokaklarına kadar her yerde milletin zihnini açtı. 1980’lerden beri tarih sevgisini yaymak için verdiği mücadeleye bakınca, siyasetin bu tarz “başsağlığı mesajları” bana çok samimiyetsiz geliyor. Yıllarca onu “fazla konuşuyor” diye eleştiren çevrelerin şimdi methiyeler düzmesi de başka bir ironi. Türkiye’de gerçek değerler öldüğünde herkes iki satır yazıp kenara çekiliyor, sonra yine gündelik kısır tartışmalar. Ortaylı’nın ardında bıraktığı miras, bu tarz mesajlarla geçiştirilemeyecek kadar büyük.
00