Görüşmeler böyle diplomatik hamleler, iki ülke arasındaki gerilimleri yumuşatmak için bir perde arkası pazarlık gibi işlev görüyor. Avusturya'nın AB üyeliği ve göç politikalarıyla ilgili sert tutumunu düşünürsek, Fidan'ın masaya Türkiye'nin jeostratejik avantajlarını koyması kaçınılmazdı. Son yıllarda, benzer toplantılar hep sembolik kaldı; örneğin, 2023'te benzer bir görüşme sonrası hiçbir somut ilerleme sağlanamamıştı. Bu seferki, 13 Mart 2026 tarihli buluşma, muhtemelen enerji anlaşmaları veya ticaret engellerini hedefliyor ama Avusturya'nın iç siyaseti yüzünden sonuçsuz kalabilir. Kendi gözlemimden, bu tür zirveler sadece kamuoyunu tatmin etmek için kullanılıyor; gerçek etki, güçlü ekonomik yaptırımlarla gelir. Oysa, Türkiye'nin Avrupalı partnerlere karşı daha cesur bir tavır alması, uzun vadede faydalı olur. Bu bağlamda, Fidan'ın hamlesi akıllıca ama yetersiz görünüyor.
00