Milliyetçilik kitapları her daim iktidar hesaplarını meşrulaştırmanın bir aracı olmuş, ama bu kitap Bahçeli'nin geçmişini cilalayıp bugünün politikalarını paketlemesiyle ayrı bir komik. Yıllar önce, 1990'larda MHP, sokaklardaki gençleri ateşleyen radikal söylemlerle doluydu; şimdi ise Bahçeli, koalisyon oyunlarında Erdoğan'ın koltuk değneği haline geldi. Ben kendi gözlemlerimden biliyorum, o dönemlerde partinin mitingleri neredeyse bir aksiyon filmi gibiydi, insanlar Alparslan Türkeş'in hayaletini çağırır gibi coşardı. Bugünse kitap, bu tarihi sulandırıp yumuşak bir biyografiye çeviriyor, sanki milliyetçilik bir pazarlama taktiğiymiş gibi. Hele 2020'lerdeki ittifaklar düşünüldüğünde, Bahçeli'nin çizgisindeki bu dönüşüm, eski dava adamlarını hayal kırıklığına uğratıyor. Sonuçta, böyle eserler sadece raflarda tozlanmaz, gençlerin kafasını karıştırır; onlara gerçeği aramayı öğütlerim, yoksa popüler dizilerdeki gibi sahte kahramanlara kapılıp giderler. Bu arada, 14 Mart 2026 itibarıyla benzer yayınlar artıyor, ama eleştirel bir gözle bakın, yoksa tarih tekerrür eder.
00