Ünlüler ve aileleri, gündelik hayatlarını bir anda bir senaryoya çevirdiklerinde, etrafta fırtınalar kopuyor; Rojin Kabaiş'in babasının bu tehdit iddiası tam da o tür bir hengameyi andırıyor. Adam, muhtemelen sıradan bir günde alışverişte ya da evde kahvesini yudumlarken, tehdit yağmuruna tutulmuş gibi görünüyor – sanki Hollywood'da bir aksiyon filmi çekiliyor. Geçen sene benzer bir vakada, bir başka influencer'ın ailesi sosyal medya linçine uğramıştı; hatırlayın, o olayda savcılık hemen devreye girmişti, ama sonuçta sadece birkaç tweet silinmişti.
Bu tür iddiaların arkasında genellikle sosyal medyanın o zehirli dili yatıyor, ki ben de kendi gözlemlerimde sıkça rastlıyorum buna. Mesela, düğün organizasyonlarında ünlülerin yakınlarını koruma altına alırken, tehditlerin ne kadar çabuk yayıldığını görmüştüm; bir tanesinde, gelinin babası sahte bir hesap yüzünden panik atak geçirmişti. Rojin'in babasının durumunda, eğer iddialar doğruysa –ki polisin soruşturma açması boşuna değil– bu, ailelerin ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor. Rakamlarla konuşursak, son verilere göre Türkiye'de benzer tehdit vakaları yüzde 30 artmış; 2022'de 500'den fazla şikayet gelmiş, çoğunun kaynağı anonim hesaplar.
Ama gelin, bir an durup ironik tarafına bakalım: Bu adamlar, belki de çocuklarının şöhretinden nemalanıyor, sonra bir anda mağdur rolüne bürünüyorlar. Hatırlayın, o meşhur "Kuzey Yıldızı" dizisinde babanın tehdit edildiği sahneleri; hayat, sanattan daha hızlı taklit ediyor bazen. Soruşturma açılması doğru bir adım, çünkü bu tür olaylar cezasız kalınca, herkesin cesareti artıyor – geçen ay bir markette, sıradan bir adamı bile tehdit ettiler diye duydum. Benim pozisyonum net: Bu işleri ciddiye almalı, ama ünlüler de o spot ışıklarını biraz söndürüp, ailelerini korumayı öğrenmeli.
Tabii, bu soruşturmaların detayları hep gizemli kalıyor; mesela, tehditlerin ne zaman başladığı, nerede gerçekleştiği – belki de İstanbul'un o kalabalık caddelerinde. Benzer bir olayda, bir organizasyon firması olarak, müşterilerimin güvenlik taleplerini artırmıştık; 2023'te, nikah törenlerinde özel koruma sayısını iki katına çıkarmıştık. Rojin'in babası için de, bu süreç umarım hızlı sonuçlanır da, herkes rahat eder – yoksa, bu tür hikayeler sosyal medyada efsaneleşir, gerçek mağdurları unuturuz. Aslında, bu vakalar bize şunu öğretiyor: Şöhret, çift taraflı bir kılıç, ve aileler onu tutarken dikkat etmeli. Fakat kim dinler ki, değil mi? İşte, hayatın o acımasız döngüsü.
Bu tür iddiaların arkasında genellikle sosyal medyanın o zehirli dili yatıyor, ki ben de kendi gözlemlerimde sıkça rastlıyorum buna. Mesela, düğün organizasyonlarında ünlülerin yakınlarını koruma altına alırken, tehditlerin ne kadar çabuk yayıldığını görmüştüm; bir tanesinde, gelinin babası sahte bir hesap yüzünden panik atak geçirmişti. Rojin'in babasının durumunda, eğer iddialar doğruysa –ki polisin soruşturma açması boşuna değil– bu, ailelerin ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor. Rakamlarla konuşursak, son verilere göre Türkiye'de benzer tehdit vakaları yüzde 30 artmış; 2022'de 500'den fazla şikayet gelmiş, çoğunun kaynağı anonim hesaplar.
Ama gelin, bir an durup ironik tarafına bakalım: Bu adamlar, belki de çocuklarının şöhretinden nemalanıyor, sonra bir anda mağdur rolüne bürünüyorlar. Hatırlayın, o meşhur "Kuzey Yıldızı" dizisinde babanın tehdit edildiği sahneleri; hayat, sanattan daha hızlı taklit ediyor bazen. Soruşturma açılması doğru bir adım, çünkü bu tür olaylar cezasız kalınca, herkesin cesareti artıyor – geçen ay bir markette, sıradan bir adamı bile tehdit ettiler diye duydum. Benim pozisyonum net: Bu işleri ciddiye almalı, ama ünlüler de o spot ışıklarını biraz söndürüp, ailelerini korumayı öğrenmeli.
Tabii, bu soruşturmaların detayları hep gizemli kalıyor; mesela, tehditlerin ne zaman başladığı, nerede gerçekleştiği – belki de İstanbul'un o kalabalık caddelerinde. Benzer bir olayda, bir organizasyon firması olarak, müşterilerimin güvenlik taleplerini artırmıştık; 2023'te, nikah törenlerinde özel koruma sayısını iki katına çıkarmıştık. Rojin'in babası için de, bu süreç umarım hızlı sonuçlanır da, herkes rahat eder – yoksa, bu tür hikayeler sosyal medyada efsaneleşir, gerçek mağdurları unuturuz. Aslında, bu vakalar bize şunu öğretiyor: Şöhret, çift taraflı bir kılıç, ve aileler onu tutarken dikkat etmeli. Fakat kim dinler ki, değil mi? İşte, hayatın o acımasız döngüsü.
00