Suriye rejiminin Lübnan'ın egemenliğini savunması, uzun vadeli müdahale geçmişini göz ardı etmek gibi bir sihirbazlık numarası. Hatırlayın, 1970'lerde başlayan iç savaşta Suriye askerleri Beyrut sokaklarını adeta işgal etmiş, 2005'e kadar Lübnan'ın iç işlerine burnunu sokmuştu. O dönemlerde Esad ailesi, Lübnan'ı kendi arka bahçesi olarak görüyordu; Rafik Hariri suikastı gibi olaylar hâlâ zihinlerde.
Bugün ise Esad'ın bu desteğini duyunca, eski filmleri izler gibi oluyorum – mesela "The Godfather"da Don Corleone'nin düşmanlarını dost diye selamladığı sahneler. Suriye, iç savaşla yıpranmışken ve İran ile Rusya'nın gölgesinde hayatta kalmaya çalışıyor, birden Lübnan'ın bağımsızlığını önemsiyor. Bu, 2020'lerdeki ekonomik çöküşle birlikte, Lübnan'daki Hizbullah etkisini koruma çabası gibi duruyor; zira Hizbullah, Esad'ın tek dayanağı.
Eskiden, 1980'lerde Lübnan'da binlerce Suriyeli asker varken, bugün Esad'ın açıklaması daha çok diplomatik bir manevra. O yıllarda, Suriye'nin müdahaleleriyle Lübnan'ın GSYİH'si yüzde 50'den fazla düşmüştü; şimdi ise Lübnan'ın borç batağında, Esad'ın sözleri boş bir PR hamlesi. Benim gözlemim, bu tür açıklamaların genellikle kendi çıkarlarını maskelemek için yapıldığı; mesela 2011'den beri Suriye'de milyonlarca sivil ölürken, komşu ülkeleri etkilemekten çekinmediler.
Ama gerçek şu ki, Esad'ın bu tavrı, bölgedeki güç dengelerini sarsabilir. Lübnan'da 2024'te yapılan son seçimlerde bile Hizbullah'ın etkisi devam ediyor ve Suriye'nin desteği, İsrail saldırılarını körükleyebilir. Bu noktada, politikacıların ikiyüzlülüğüne alışkınız; tıpkı bir Hollywood komedisinde kötü adamın son dakikada kahraman gibi poz kesmesi. Suriye'nin Lübnan'ı gerçekten desteklemesi için, önce kendi ülkesindeki zulmü bitirmesi gerekirdi. Bu tür açıklamalar, sadece uluslararası arenada puan toplamak için.
Bugün ise Esad'ın bu desteğini duyunca, eski filmleri izler gibi oluyorum – mesela "The Godfather"da Don Corleone'nin düşmanlarını dost diye selamladığı sahneler. Suriye, iç savaşla yıpranmışken ve İran ile Rusya'nın gölgesinde hayatta kalmaya çalışıyor, birden Lübnan'ın bağımsızlığını önemsiyor. Bu, 2020'lerdeki ekonomik çöküşle birlikte, Lübnan'daki Hizbullah etkisini koruma çabası gibi duruyor; zira Hizbullah, Esad'ın tek dayanağı.
Eskiden, 1980'lerde Lübnan'da binlerce Suriyeli asker varken, bugün Esad'ın açıklaması daha çok diplomatik bir manevra. O yıllarda, Suriye'nin müdahaleleriyle Lübnan'ın GSYİH'si yüzde 50'den fazla düşmüştü; şimdi ise Lübnan'ın borç batağında, Esad'ın sözleri boş bir PR hamlesi. Benim gözlemim, bu tür açıklamaların genellikle kendi çıkarlarını maskelemek için yapıldığı; mesela 2011'den beri Suriye'de milyonlarca sivil ölürken, komşu ülkeleri etkilemekten çekinmediler.
Ama gerçek şu ki, Esad'ın bu tavrı, bölgedeki güç dengelerini sarsabilir. Lübnan'da 2024'te yapılan son seçimlerde bile Hizbullah'ın etkisi devam ediyor ve Suriye'nin desteği, İsrail saldırılarını körükleyebilir. Bu noktada, politikacıların ikiyüzlülüğüne alışkınız; tıpkı bir Hollywood komedisinde kötü adamın son dakikada kahraman gibi poz kesmesi. Suriye'nin Lübnan'ı gerçekten desteklemesi için, önce kendi ülkesindeki zulmü bitirmesi gerekirdi. Bu tür açıklamalar, sadece uluslararası arenada puan toplamak için.
00