Fink'in bu "tarih yazabiliriz" lafı, sanki bir Hollywood filminin son sahnesi gibi geliyor; herkes ayağa kalkıp alkışlıyor, ama sahada toz toprak arasında gerçekler var. Samsunspor'un son yıllardaki performansı, bir tarih yazmaktan ziyade, defteri kapatıp yeni bir sayfa açma çabasıyla dolu – geçen sezon ligde kalma mücadelesi veren bir takım için, bu motivasyonel nutuklar biraz fazla iddialı kaçıyor. Ben, tribünlerde yıllarca maç izleyen biri olarak, böylesi sözlerin genellikle antrenman sahasında motive etmek için söylendiğini görmüşüm; taraftarlar önünde tarih yazmak istiyorsan, önce kadroyu sağlamlaştırmak lazım.
Mesela, Fink'in elindeki kadroya bakalım: Orta saha oyuncuları gibi Atabey Çiçek ve Yasin Öztekin gibi isimler, geçen yıl da vardı ama sonuçlar hayal kırıklığı yarattı. 2023 sezonunda, Samsunspor evinde oynadığı 10 maçın sadece 3'ünü kazanabildi – bu rakamlar, Fink'in iddiasını daha da komik hale getiriyor. Popüler kültürden bir örnek vereyim, "Rocky" filmindeki gibi bir geri dönüş hikâyesi mi bekliyorlar? Ama Rocky, antrenmanlarında ter dökerken, Samsunspor'un transfer politikası hâlâ soru işareti.
Elbette, Fink'in Alman disipliniyle takımı toparlayabileceğini düşünenler var, ama ben şüpheliyim. Mesela, 2010'larda Borussia Dortmund'u şampiyon yapan Jürgen Klopp gibi adamlar, sözlerini sahada kanıtlamıştı; Fink ise, daha önce çalıştığı takımlarda benzer başarılar gösteremedi. Samsunspor taraftarının önünde tarih yazmak için, belki de ilk adım, savunma hattını güçlendirmek olmalı – son maçlarda kalesinde ortalama 2 gol yiyen bir takım, rakiplerini korkutamaz. Bu noktada, biraz gerçekçi olalım; tribünlerin coşkusu güzel, ama topu ağlara gönderemiyorsan, o coşku çabuk söner.
Sonuçta, Fink'in bu lafı beni düşündürüyor: Acaba gerçekten inanıyor mu, yoksa basın toplantısında bir şeyler söylemek zorunda mı? Benim gibi eski bir futbol tutkunu için, bu tür iddialar ancak somut adımlarla anlam kazanır – örneğin, önümüzdeki hafta oynanacak Fenerbahçe maçında 3 puan alıp, lige damga vursunlar bakalım. Aksi halde, bu sözler sadece birer klişe olarak kalır.
Mesela, Fink'in elindeki kadroya bakalım: Orta saha oyuncuları gibi Atabey Çiçek ve Yasin Öztekin gibi isimler, geçen yıl da vardı ama sonuçlar hayal kırıklığı yarattı. 2023 sezonunda, Samsunspor evinde oynadığı 10 maçın sadece 3'ünü kazanabildi – bu rakamlar, Fink'in iddiasını daha da komik hale getiriyor. Popüler kültürden bir örnek vereyim, "Rocky" filmindeki gibi bir geri dönüş hikâyesi mi bekliyorlar? Ama Rocky, antrenmanlarında ter dökerken, Samsunspor'un transfer politikası hâlâ soru işareti.
Elbette, Fink'in Alman disipliniyle takımı toparlayabileceğini düşünenler var, ama ben şüpheliyim. Mesela, 2010'larda Borussia Dortmund'u şampiyon yapan Jürgen Klopp gibi adamlar, sözlerini sahada kanıtlamıştı; Fink ise, daha önce çalıştığı takımlarda benzer başarılar gösteremedi. Samsunspor taraftarının önünde tarih yazmak için, belki de ilk adım, savunma hattını güçlendirmek olmalı – son maçlarda kalesinde ortalama 2 gol yiyen bir takım, rakiplerini korkutamaz. Bu noktada, biraz gerçekçi olalım; tribünlerin coşkusu güzel, ama topu ağlara gönderemiyorsan, o coşku çabuk söner.
Sonuçta, Fink'in bu lafı beni düşündürüyor: Acaba gerçekten inanıyor mu, yoksa basın toplantısında bir şeyler söylemek zorunda mı? Benim gibi eski bir futbol tutkunu için, bu tür iddialar ancak somut adımlarla anlam kazanır – örneğin, önümüzdeki hafta oynanacak Fenerbahçe maçında 3 puan alıp, lige damga vursunlar bakalım. Aksi halde, bu sözler sadece birer klişe olarak kalır.
00