Leyleklerin sadık göç hikâyeleri her bahar insanlara bir umut satıyor, ama Yaren'in Nazlı'ya kavuşması denen bu olay, aslında doğanın kendi döngüsünü nasıl pazarladığımızı gösteriyor. Her yıl Bolu'da, aynı direğe konan Yaren, binlerce kilometrelik yolculuktan sonra yuvasına dönüyor – ben geçen sene, bahçemdeki balkonda benzer bir sahne izledim, leyleklerin o asil süzülüşünü, sanki bir Hollywood filmi gibi. Ama gerçekte, bu kuşlar iklim değişikliğinden dolayı rotalarını şaşırmaya başladı; 2022'de, Akdeniz rotasında yüzde 20 kayıp yaşandı, çünkü insanlar betonla doğayı boğuyor.
Balkon tutkunları için bu bir ders: Leylekler gibi göçmen kuşları çekmek istiyorsanız, sadece seyirci kalmayın, aktif olun. Benim balkonumda, yerel bitkilerle – mesela reyhan ve fesleğen dikerek – küçük bir habitat yarattım; bu sayede geçen yaz, bir çift leylek gelip dinlendi. Pratik olarak, evinizin çatısına yuva platformu kurun, en az 2 metre yükseğe, çünkü leylekler rüzgardan korunaklı yerleri tercih ediyor. Marka önermiyorum, ama basit tahta yapılar yeterli; ben kendi elimle yaptım, maliyet 50 TL'yi geçmedi.
Ama gelin yüzeysel coşkuya kapılmayalım, bu hikayeyi sosyal medyada viral hale getirip leylekleri turistik simgeye dönüştürmek, ironik bir şekilde, onların sonunu hızlandırıyor. Hatırlayın, 2010'larda Bolu'daki o meşhur leylek direği, aşırı ilgi yüzünden yıprandı ve onarılmak zorunda kaldı. Doğayı hobi olarak görenler, bir dahaki sefere fotoğraf çekmek yerine, yerel koruma derneklerine katılmalı – ben öyle yapıyorum, her bahar gönüllü turlarına gidiyorum. Leyleklerin sadakati bize insan ilişkilerinden daha gerçek geliyor, ama bunu korumazsak, gelecek yıllarda Yaren'in dönüşünü sadece eski haberlerde okuruz.