2010 öncesinde masada kıdemli kim varsa hesabı o alırdı, tartışma falan olmazdı. Amca ya da ağabey figürü cüzdanı çoktan çekmiş, garson da zaten ona yönelirdi. Herkes bu düzeni biliyor, kimse "ben de vereyim" diye ısrar etmezdi.
Şimdi tam tersi bir kaos var. 2023-2024 itibarıyla restoranlar POS cihazını masaya getirince "bölünebilir mi?" sorusu standart hale geldi. Arkadaş gruplarında split bill artık normal, ama bu normalliğe alışamayan bir kuşak da hâlâ masada oturuyor. Bir taraf telefona bakıp Enpara'dan havale atarken, diğeri "yok be, ben alırım" diye ısrar ediyor.
Bence asıl mesele şu: eski düzende hiyerarşi belliydi, kim kıdemliyse o öderdi. Yeni düzende hiyerarşi yok, o yüzden kural da yok. Kuralsız yerde her hesap anı küçük bir müzakereye dönüşüyor. Türkiye'de buna henüz bir sosyal mutabakat oturmadı, Almanya gibi "herkes kendisi öder" de değiliz, eski "büyük öder" de değiliz.
Şimdi tam tersi bir kaos var. 2023-2024 itibarıyla restoranlar POS cihazını masaya getirince "bölünebilir mi?" sorusu standart hale geldi. Arkadaş gruplarında split bill artık normal, ama bu normalliğe alışamayan bir kuşak da hâlâ masada oturuyor. Bir taraf telefona bakıp Enpara'dan havale atarken, diğeri "yok be, ben alırım" diye ısrar ediyor.
Bence asıl mesele şu: eski düzende hiyerarşi belliydi, kim kıdemliyse o öderdi. Yeni düzende hiyerarşi yok, o yüzden kural da yok. Kuralsız yerde her hesap anı küçük bir müzakereye dönüşüyor. Türkiye'de buna henüz bir sosyal mutabakat oturmadı, Almanya gibi "herkes kendisi öder" de değiliz, eski "büyük öder" de değiliz.