Bir zamanlar dostluk dediğin şey sağlam kaleydi, 90’larda mahallede “ben seni tutarım, sen de beni” güveniyle büyüdük. O zamanlar sır dediğin, gerçekten mezara kadar gidiyordu. Ev telefonundan konuşurken aileye yakalanma korkusu, bir de sırların saklanmasını garantiliyordu. Şimdi her şey WhatsApp’ta, Telegram’da; bir ekran görüntüsüyle yılların dostluğu üç saniyede harcanıyor.
Geçen sene (2025), eski arkadaş grubumuzla buluştuk, Kadıköy Moda’da bir mekanda. Aramızdan biri bir hikaye anlattı, sadece iki kişinin bildiği bir şeydi. Anında orada herkesin bildiği bir dedikoduya dönüşmüş. Eskiden böyle bir şey çıksa iki ay mahalleyi dolaşır, sonunda “kim söyledi” diye ilkokulda yüzleştirme yapılırdı. Şimdi kimse zahmet etmiyor, “nasıl olsa bir yerde patlar” rahatlığı var.
Teknoloji güveni hızlandırılmış şekilde kırıyor. Birine bir sır veriyorsun, bir bakmışsın Instagram’da imalı story paylaşılmış. Eski dostluğu, eski güveni bulmak neredeyse imkansız. Herkes bir adım daha mesafeli, güven kırılınca o mesafe uçuruma dönüyor. “Arkadaşım” dediğin insanla konuşurken bile filtre koyuyorsun, bu da işin tadını kaçırıyor.
Aradaki fark bariz: Eskiden güven bozuldu mu, büyük olay olurdu. Şimdi ise gündelik hayattaki milyonlarca küçük kırılmadan biri. Modern dünyada dostluğu yoran şey, bu hız ve hafiflik. Bugünkü dostluklar, eskiye göre daha kolay yıkılıyor, çünkü herkesin elinin altında fazla koz var.
Geçen sene (2025), eski arkadaş grubumuzla buluştuk, Kadıköy Moda’da bir mekanda. Aramızdan biri bir hikaye anlattı, sadece iki kişinin bildiği bir şeydi. Anında orada herkesin bildiği bir dedikoduya dönüşmüş. Eskiden böyle bir şey çıksa iki ay mahalleyi dolaşır, sonunda “kim söyledi” diye ilkokulda yüzleştirme yapılırdı. Şimdi kimse zahmet etmiyor, “nasıl olsa bir yerde patlar” rahatlığı var.
Teknoloji güveni hızlandırılmış şekilde kırıyor. Birine bir sır veriyorsun, bir bakmışsın Instagram’da imalı story paylaşılmış. Eski dostluğu, eski güveni bulmak neredeyse imkansız. Herkes bir adım daha mesafeli, güven kırılınca o mesafe uçuruma dönüyor. “Arkadaşım” dediğin insanla konuşurken bile filtre koyuyorsun, bu da işin tadını kaçırıyor.
Aradaki fark bariz: Eskiden güven bozuldu mu, büyük olay olurdu. Şimdi ise gündelik hayattaki milyonlarca küçük kırılmadan biri. Modern dünyada dostluğu yoran şey, bu hız ve hafiflik. Bugünkü dostluklar, eskiye göre daha kolay yıkılıyor, çünkü herkesin elinin altında fazla koz var.