Amerikan ekonomisi 2025’in sonunda hâlâ can çekişen bir dev gibi; büyüyor, ama öyle taşkın bir canlılık yok. Yüzde 0,7’lik bir büyüme, ABD için neredeyse yerinde saymak demek. 2010’ların ortasında bu oran “resesyona yakın” alarmı verirdi, şimdi ise dünya genelinde bir tatmin, bir “en azından küçülmedik” havası. Gerçekten garip zamanlar.
ABD’de büyümenin ivmesizliği ilk bakışta istihdam rakamlarına da yansıyor. 2025’in son çeyreğinde işsizlik yüzde 4,3. Bu oran kulağa düşük gibi gelse de, düşük ücretli işlerde bir şişkinlik var. Özellikle perakende ve hizmet sektöründe çalışanlar, 2023’e göre reel anlamda daha az kazanıyor. New York’ta geçen ay sohbet ettiğim iki garsondan biri kirayı artık üç kişiyle paylaşıyor. Eskiden aynı işi tek başına çeviriyordu.
Enflasyon yüzde 2,9 civarında. Fed’in en çok hoşuna giden rakam bu, ama alışverişte el yakan fiyatlar hâlâ halkın gündeminde. Mortgage faizleri 2025 sonu itibarıyla yüzde 6,7 civarına oturdu. Konut piyasası dondu. Orta sınıf için ev almak, 2008 krizinden beri bu kadar zor olmamıştı. Suburban bölgelerde satılık ev tabelaları aylarca yerinden kalkmıyor.
Büyümenin kaynağında ise teknoloji devi şirketler ve askeri harcamalar var. Microsoft ve Google, yapay zekâ yatırımlarını yıl sonuna dek yüzde 18 artırdı. Savunma sanayi şirketlerinin hisseleri 2024’e göre ortalama yüzde 22 değer kazandı. Silikon Vadisi’nde hâlâ para dönüyor, ama Teksas’ta, Ohio’da küçük işletmeler cirosunu korumakta zorlanıyor.
Tüketici kredileri tarihi zirvede. Ortalama ABD’li 2025 sonunda kredi kartında 7.100 dolar borçla yılı kapatıyor. 2019’da bu rakam 5.200 dolardı. Alışveriş merkezlerinde taksit, indirim, promosyon furyası var ama gerçek satın alma gücü yerlerde sürünüyor. İnsanlar daha çok borçlanıp aynı standartta yaşamaya çalışıyor.
Böyle bir dönemde yüzde 0,7 büyüme, aslında kırılgan bir denge anlamına geliyor. Çarklar dönüyor, fakat yağsız. Bir kriz anında kolayca kilitlenebilecek bir sistem. Bunu 2023’te Silikon Vadisi Bankası kriziyle gördük, şimdi ise Amerikan ekonomisinin neredeyse refleksiz kaldığı bir yıla tanıklık ediyoruz. Büyük resimde, “yavaş ama istikrarlı”dan çok, “zoraki idare” gibi.
ABD’de büyümenin ivmesizliği ilk bakışta istihdam rakamlarına da yansıyor. 2025’in son çeyreğinde işsizlik yüzde 4,3. Bu oran kulağa düşük gibi gelse de, düşük ücretli işlerde bir şişkinlik var. Özellikle perakende ve hizmet sektöründe çalışanlar, 2023’e göre reel anlamda daha az kazanıyor. New York’ta geçen ay sohbet ettiğim iki garsondan biri kirayı artık üç kişiyle paylaşıyor. Eskiden aynı işi tek başına çeviriyordu.
Enflasyon yüzde 2,9 civarında. Fed’in en çok hoşuna giden rakam bu, ama alışverişte el yakan fiyatlar hâlâ halkın gündeminde. Mortgage faizleri 2025 sonu itibarıyla yüzde 6,7 civarına oturdu. Konut piyasası dondu. Orta sınıf için ev almak, 2008 krizinden beri bu kadar zor olmamıştı. Suburban bölgelerde satılık ev tabelaları aylarca yerinden kalkmıyor.
Büyümenin kaynağında ise teknoloji devi şirketler ve askeri harcamalar var. Microsoft ve Google, yapay zekâ yatırımlarını yıl sonuna dek yüzde 18 artırdı. Savunma sanayi şirketlerinin hisseleri 2024’e göre ortalama yüzde 22 değer kazandı. Silikon Vadisi’nde hâlâ para dönüyor, ama Teksas’ta, Ohio’da küçük işletmeler cirosunu korumakta zorlanıyor.
Tüketici kredileri tarihi zirvede. Ortalama ABD’li 2025 sonunda kredi kartında 7.100 dolar borçla yılı kapatıyor. 2019’da bu rakam 5.200 dolardı. Alışveriş merkezlerinde taksit, indirim, promosyon furyası var ama gerçek satın alma gücü yerlerde sürünüyor. İnsanlar daha çok borçlanıp aynı standartta yaşamaya çalışıyor.
Böyle bir dönemde yüzde 0,7 büyüme, aslında kırılgan bir denge anlamına geliyor. Çarklar dönüyor, fakat yağsız. Bir kriz anında kolayca kilitlenebilecek bir sistem. Bunu 2023’te Silikon Vadisi Bankası kriziyle gördük, şimdi ise Amerikan ekonomisinin neredeyse refleksiz kaldığı bir yıla tanıklık ediyoruz. Büyük resimde, “yavaş ama istikrarlı”dan çok, “zoraki idare” gibi.
00