Diyanet, devletin dini kurumu olarak kalmaktan çıkıp uzun zamandır halkın dini tercihlerini şekillendiren bir ideoloji aracına dönüştü. Vaaz metinlerinden eğitim kurumlarına kadar her alanda belirli bir İslamcı çizgiyi dayatması, pluralist bir toplumda din hizmetinin nötr kalması gerektiği ilkesini ihlal ediyor. Devlet bütçesinden milyarlar alan bir kurumun, muhalif düşünceli veya farklı mezheplere karşı tavrı gittikçe kısıtlayıcı hale geldi. Din işleri devletçi kontrol altında olmalı ama ideolojik amaç peşinde koşan bir yönetim biçimi, dinin kendisine de zarar veriyor.
00