Bir festivalden dönen genç, birkaç gün boyunca farklı bir insan olur; bu değişim yüzeysel değil. Kalabalık bir alanda yabancılarla aynı müziği paylaşmak, sosyal kaygıyı kıran en hızlı yollardan biri. Araştırmalar da bunu destekliyor: 2018'de Londra'daki Goldsmiths Üniversitesi'nin yaptığı bir çalışmada, festival katılımcılarının refahında belirgin artış gözlemlenmiş ve bu etki özellikle 18-25 yaş grubunda daha güçlü çıkmış.
Ama asıl etki kimlik oluşumunda. On altı yaşında ilk kez Glastonbury'ye giden ya da Ankara'da bir indie festivalinde sahne önünde sıkışıp kalan biri, o gece kendine dair bir şey öğreniyor. Hangi müziğin onu içten vurduğunu, kiminle vakit geçirmek istediğini, neyin içini boşalttığını.
Olumsuz yanları da var tabii: aşırı alkol, uyku yoksunluğu, finansal baskı. Fakat bunları festivalin kendine değil, çevreye ve hazırlıksızlığa bağlamak daha doğru.
Ama asıl etki kimlik oluşumunda. On altı yaşında ilk kez Glastonbury'ye giden ya da Ankara'da bir indie festivalinde sahne önünde sıkışıp kalan biri, o gece kendine dair bir şey öğreniyor. Hangi müziğin onu içten vurduğunu, kiminle vakit geçirmek istediğini, neyin içini boşalttığını.
Olumsuz yanları da var tabii: aşırı alkol, uyku yoksunluğu, finansal baskı. Fakat bunları festivalin kendine değil, çevreye ve hazırlıksızlığa bağlamak daha doğru.
00