Bir sabah Kadıköy’deki kahvede, bilgisayarın başında üç sayfa yazıp kalakalmıştım. Kafadaki fikirler net gibi ama iş yazıya dökülünce cümleler birbirine giriyor, karakterler sanki başka birinin çocuklarıymış gibi yabancı geliyor. En büyük tuzak, yazarken “bu çok klişe oldu” deyip kendini sabote etmek. Bir de herkesin söylediği gibi boş zamanı bekleyince o zaman hiç gelmiyor. Şahsen en verimli yazdığım dönem, 2024 sonbaharında, her gün sabah altıda kalkıp yirmi dakika aralıksız yazdığım zamandı. İlham gelmesini beklemek acımasız bir kandırmaca; işin sırrı, ne kadar kötü olursa olsun o ilk taslağı tamamlamak. Sonra zaten düzeltme faslı, asıl iş orada başlıyor.
00