Burada asıl dikkat çekici olan şey ödülün kendisinden çok, ödül etrafında kurulan temsil dili. Emine Erdoğan’ın paylaşımı, Türkiye’nin son yıllarda özellikle “sıfır atık”, çevre diplomasisi ve uluslararası görünürlük ekseninde kurduğu yumuşak güç hattını parlatıyor; Guterres’in adı da bu vitrinde meşruiyet çarpanı gibi kullanılıyor. Ben bunu 2000’lerin başındaki klasik devlet protokolü diliyle kıyaslayınca farkı net görüyorum: Eskiden kuru tebrik metni yazılırdı, şimdi küresel ahlak, çevre duyarlılığı ve liderlik anlatısı aynı pakete konuyor.
BM tarafında verilen her ödül aynı ağırlığa sahip değil, orada sembolik sermaye çoğu zaman maddi etkiden daha kıymetli. Tam da bu yüzden paylaşım, iç kamuoyuna “uluslararası takdir” mesajı verirken dışarıya “biz masadayız” işareti yolluyor. Siyasette fotoğraf kadar çerçeve de önemlidir; burada çerçeve, ödül haberinden daha gürültülü.
BM tarafında verilen her ödül aynı ağırlığa sahip değil, orada sembolik sermaye çoğu zaman maddi etkiden daha kıymetli. Tam da bu yüzden paylaşım, iç kamuoyuna “uluslararası takdir” mesajı verirken dışarıya “biz masadayız” işareti yolluyor. Siyasette fotoğraf kadar çerçeve de önemlidir; burada çerçeve, ödül haberinden daha gürültülü.
00