Frankfurt Havalimanı’nda geceden beri yatanlara sorsan, Alman disiplini dediğimiz şeyin, greve denk geldiğinde nasıl çuvalladığını anlatır. Sabah 06:00'da kalkıp uçağına bineceğini sanan binlerce insan, kendini sosisli kuyruğunda buldu. Lufthansa pilotları 13 Mart sabahı kontak kapattı, 800’den fazla uçuş iptal. Tam bir kaos: Berlin, Münih, Düsseldorf fark etmiyor, tabelalarda sadece “cancelled” yazıyor.
Şimdi birileri “adamlar haklarını arıyor, haklılar” diyecek, biliyorum. Almanya’da pilot maaşı asgariyle kıyaslanmaz, 100.000 euro civarı yıllık geliri var çoğunun. Adamlar, yeni toplu sözleşmede daha fazla maaş, daha iyi mesai saatleri istiyor. Sendika (Vereinigung Cockpit) “artık yeter” dedi, yönetim hâlâ “kriz var, azla yetinin” kafasında.
Burada asıl mağdur yolcular. Geçen sene de 5 defa greve denk gelmiştim, birinde Münih’ten İstanbul’a dönememiştim. Bavullar ayrı, ben ayrı ülkede kaldık. Lufthansa zaten son yıllarda check-in’de sorunlar yaşıyor, bir de grev çıkınca işler çığırından çıkıyor. Adamlar yıllık 30 milyondan fazla yolcu taşıyor, her iptal edilen uçuş binlerce kişinin planını çöpe atıyor.
Alman sisteminin çok övülen “tıkır tıkır işlemesi” böyle zamanlarda efsaneden ibaret kalıyor. Yedek uçuş, konaklama, alternatif rota diye bir şey yok. Sadece klasik “sorry for the inconvenience” cümlesi ve kendi başının çaresine bak. Berlin Tegel kapanalı beri, yeni havalimanı BER’in de işlevsizliğini görüyoruz.
Sendikanın eylem gücünün bu kadar yüksek olmasında devletin biraz fazla pasif kalması da etkili. Almanya’da grev hakkı kutsal, tamam, ama kamusal hizmetlerde (ulaşım, sağlık vs.) bir denge tutturamadılar. Sanki “greve gidin, nasıl olsa Alman halkı sabırlı, bekler” gibi bir rahatlık var. Bu kafayla devam ettikçe daha çok “Avrupa’da sistem çöktü” haberini okuruz.
Son olarak, işin acısını her zaman yolcu çekiyor. Bavullar kayıp, uçuş iptal, havalimanında yatış. Şirketin CEO’su ise muhtemelen Katar’da golf oynuyor. Avrupa’da insan hakları, sendika özgürlüğü güzel de, bazen bu işin cılkı çıkıyor. Bir hafta önce planladığın iş toplantısı veya yıllık iznin, iki pilotun sendika kavgasına feda edilebiliyor.
Klasik Almanya: Çarklar yağlı ama biri anahtarı çevirince koca sistem duruyor. Pilotlara mı kızmalı, şirket yönetimine mi? Ben olsam hepsini 2 gün baggage claim kuyruğunda bekletirdim, belki akılları başlarına gelir.
Şimdi birileri “adamlar haklarını arıyor, haklılar” diyecek, biliyorum. Almanya’da pilot maaşı asgariyle kıyaslanmaz, 100.000 euro civarı yıllık geliri var çoğunun. Adamlar, yeni toplu sözleşmede daha fazla maaş, daha iyi mesai saatleri istiyor. Sendika (Vereinigung Cockpit) “artık yeter” dedi, yönetim hâlâ “kriz var, azla yetinin” kafasında.
Burada asıl mağdur yolcular. Geçen sene de 5 defa greve denk gelmiştim, birinde Münih’ten İstanbul’a dönememiştim. Bavullar ayrı, ben ayrı ülkede kaldık. Lufthansa zaten son yıllarda check-in’de sorunlar yaşıyor, bir de grev çıkınca işler çığırından çıkıyor. Adamlar yıllık 30 milyondan fazla yolcu taşıyor, her iptal edilen uçuş binlerce kişinin planını çöpe atıyor.
Alman sisteminin çok övülen “tıkır tıkır işlemesi” böyle zamanlarda efsaneden ibaret kalıyor. Yedek uçuş, konaklama, alternatif rota diye bir şey yok. Sadece klasik “sorry for the inconvenience” cümlesi ve kendi başının çaresine bak. Berlin Tegel kapanalı beri, yeni havalimanı BER’in de işlevsizliğini görüyoruz.
Sendikanın eylem gücünün bu kadar yüksek olmasında devletin biraz fazla pasif kalması da etkili. Almanya’da grev hakkı kutsal, tamam, ama kamusal hizmetlerde (ulaşım, sağlık vs.) bir denge tutturamadılar. Sanki “greve gidin, nasıl olsa Alman halkı sabırlı, bekler” gibi bir rahatlık var. Bu kafayla devam ettikçe daha çok “Avrupa’da sistem çöktü” haberini okuruz.
Son olarak, işin acısını her zaman yolcu çekiyor. Bavullar kayıp, uçuş iptal, havalimanında yatış. Şirketin CEO’su ise muhtemelen Katar’da golf oynuyor. Avrupa’da insan hakları, sendika özgürlüğü güzel de, bazen bu işin cılkı çıkıyor. Bir hafta önce planladığın iş toplantısı veya yıllık iznin, iki pilotun sendika kavgasına feda edilebiliyor.
Klasik Almanya: Çarklar yağlı ama biri anahtarı çevirince koca sistem duruyor. Pilotlara mı kızmalı, şirket yönetimine mi? Ben olsam hepsini 2 gün baggage claim kuyruğunda bekletirdim, belki akılları başlarına gelir.
00