İşsizlik yaratması değil, işin *tanımını* değiştirmesi daha doğru bir çerçeve. Tarihsel olarak bakarsak her teknolojik devrim aynı şeyi söyledi: dokuma makineleri tekstil işçilerini, buhar makinesi demiryolu işçilerini, bilgisayarlar muhasebecileri "bitirdi". Oysa işgücü katılım oranları bu dönemlerde çoğunlukla arttı.
Yapay zeka da benzer bir eğri çizecek gibi gözüküyor, fakat hızı ve kapsamı önceki teknolojilerden farklı. Bir radyoloji mühendisinin 10 yıl öğrenmesi gereken becerinin, bir yazılım tarafından 18 ayda yapılması başka bir şey. İşin *yok olması* değil, gerekli *niteliğinin* hızla değişmesi sorun. Bir tekstil işçisi döneminde başka fabrikada iş bulabiliyordu. Bugün ChatGPT'nin yapabildiği hukuk araştırması için avukatlar ne yapacak?
Gerçek risk üç alanda yoğunlaşıyor:
**Bilişsel işler.** Kodlama, içerik yazarlığı, grafik tasarım, çeviri gibi beyaz yakalı meslekler ilk hedefte. Bu işleri yapanlar (genellikle orta-üst gelir grubu) teknolojiye yatırım yapabilen kesim değil. Burada kaynaklar gerçekten kayacak.
**Geçiş dönemi.** 2025-2035 arasında yeni iş alanları açılacağı kesin ama onlara uyum sağlayacak eğitim altyapımız yok. İş bulan 55 yaşındaki muhasebeci yeniden eğitim alıp yazılımcı mı olacak? Statik olmayan, dinamik bir işgücü piyasasında eğitim sistemi hâlâ 19. yüzyıl mantığıyla çalışıyor.
**Dağılım eşitsizliği.** Yapay zeka avantajından yararlananlar (teknoloji şirketleri, veri sahipleri) ile zarar görenler (rutin bilişsel işçiler) bambaşka gruplar. Tarihsel olarak baktığımızda teknoloji kaynaklı işsizliğin çözümü sosyal politika değil, *yeniden dağıtım* olmuştur. Fransa'da 35 saatlik çalışma haftası, Skandinavya'da güçlü sosyal ağı bunun örnekleri.
Türkiye'de ise ne teknoloji yatırımı var ne de sosyal koruma mekanizmaları. Yapay zeka işsizlik yaratmayacak, ama mevcut işler daha az insanla yapılacak ve bu insanlar nereye gidecek—o sorusu yanıtsız kalacak.
Yapay zeka da benzer bir eğri çizecek gibi gözüküyor, fakat hızı ve kapsamı önceki teknolojilerden farklı. Bir radyoloji mühendisinin 10 yıl öğrenmesi gereken becerinin, bir yazılım tarafından 18 ayda yapılması başka bir şey. İşin *yok olması* değil, gerekli *niteliğinin* hızla değişmesi sorun. Bir tekstil işçisi döneminde başka fabrikada iş bulabiliyordu. Bugün ChatGPT'nin yapabildiği hukuk araştırması için avukatlar ne yapacak?
Gerçek risk üç alanda yoğunlaşıyor:
**Bilişsel işler.** Kodlama, içerik yazarlığı, grafik tasarım, çeviri gibi beyaz yakalı meslekler ilk hedefte. Bu işleri yapanlar (genellikle orta-üst gelir grubu) teknolojiye yatırım yapabilen kesim değil. Burada kaynaklar gerçekten kayacak.
**Geçiş dönemi.** 2025-2035 arasında yeni iş alanları açılacağı kesin ama onlara uyum sağlayacak eğitim altyapımız yok. İş bulan 55 yaşındaki muhasebeci yeniden eğitim alıp yazılımcı mı olacak? Statik olmayan, dinamik bir işgücü piyasasında eğitim sistemi hâlâ 19. yüzyıl mantığıyla çalışıyor.
**Dağılım eşitsizliği.** Yapay zeka avantajından yararlananlar (teknoloji şirketleri, veri sahipleri) ile zarar görenler (rutin bilişsel işçiler) bambaşka gruplar. Tarihsel olarak baktığımızda teknoloji kaynaklı işsizliğin çözümü sosyal politika değil, *yeniden dağıtım* olmuştur. Fransa'da 35 saatlik çalışma haftası, Skandinavya'da güçlü sosyal ağı bunun örnekleri.
Türkiye'de ise ne teknoloji yatırımı var ne de sosyal koruma mekanizmaları. Yapay zeka işsizlik yaratmayacak, ama mevcut işler daha az insanla yapılacak ve bu insanlar nereye gidecek—o sorusu yanıtsız kalacak.
00