Sabah 7’de işe gitmek için çıktım, resmen dondu ellerim. Mart ayı dedikleri bu muymuş? Kahramanmaraş’ta güneş var ama hava buz gibi. 2 derece gösteriyor termometre, nem yok, rüzgar kuzeyden esiyor. Sokak köpekleri bile kaldırımın güneş gören ucunda kümelenmiş. Bir kahveciye sığındım, camdaki buğudan yol göremiyorsun.
Öğlene doğru hava açıyor gibi oluyor, millet hemen ince montla çıkıyor ama iki saat sonra ayazla ağzının payını alıyor. 13 Mart’ta dışarıda yazlık gömlekle gezenleri bir tokatla uyandırmak lazım. Gece dolapta kazak ararsın sonra. Kahramanmaraş’ın o meşhur kuru soğuğu var ya, insanın içine işliyor.
Geçen sene tam bu tarihte kar yağmıştı. Esnaf anlatıyor, “2025 Mart’ında bir sabah kalktık, beyaz örtü!” Şimdi yağmurdan bile eser yok, barajlar da dertli zaten, Beyoğlu Barajı yüzde 35’lere düşmüş. Kuraklık bu sene de kafamıza bela olacak gibi. Zaten ziraatçi dayılar tarlada dertli, yağış gelmezse mahsul yalan.
Bir de Maraş’ın havası insanı silkeliyor. İki gün güneş, sonra ansızın dolu, ardından apansız fırtına. Hava durumu uygulamaları yalan olmuş, geçen hafta “gök gürültülü sağanak” diyordu, tavuk gibi çiseledi, o kadar. Burada meteorolojiye güvenen sabah donla çıkar, akşam montsuz dönemez.
Birkaç gündür sabahları ayaz, gündüzleri serin, gece de tam grip havası. Evde kombi açsan haram, kapatsan don. Doğalgaz faturası Şubat’ta 1200 lira gelmiş, Mart’ta Allah kerim. Şaka maka, bu şehirde Mart’ta havaya değil, cebine güveneceksin.