2018 yazında Adana’da sabah 8.30 otobüsünde ayakta kalınca anladım, bizde toplu taşıma hâlâ survival oyunu gibi. Kimse sıraya girmiyor, kapı açılır açılmaz öküz gibi dalan bir ekip var. “Hanımefendiler, yaşlılar önce binsin” diyen yok, zaten diyene de bakmıyorlar. Çantayı koltuğa koyup millete yer vermemek de ayrı rezillik. Bir keresinde, 60 yaşındaki amcaya “Buyur otur” dedim, çocuk gibi şaşırdı. Kulaklık takıp dünyadan kopmak da moda oldu, yanındaki fenalaşsa fark etmeyecek. Herkes kendi derdinde ama bu kafayla insana değil, ancak teneke kutuya dönüşürüz. Kültür dediğimiz şey, o otobüste başlıyor işte; başkasını düşünmeyen, şehirde de insanca yaşayamaz.
00